– rüzgâr üşürken kaldırımlarda, bir sessizlik çöker şehrin yüzüne. yarım kalmış cümleler donar, aşkın nefesi bile düşmez gözüne. – kışın saçlarına kar değmiş gibi
MANŞET
GÜZ GAZELİ
Hazân indi gönlüme, kayboldu sözde âhenk. Varlıkla yokluk aynı terazide oldu denk. Yol içimde sınandı, yazıldı taşa sessiz. Ömrün macerasına her hatıra bir
ÜÇ KİŞİ
kurşun yağıyor geceye bir duvar dibinde yağmur gibi ıslanıyor bedenlerimiz üç kişiyiz yıldız gibi açıyor kızıl gece ölüm rötarlı bir tren geldi gelecek bedene
BEN HİÇ SENSİZ KALMADIM Kİ
* Gölge gibi peşimdeydin, Ben hiç sensiz kalmadım ki! Gece gündüz düşümdeydin, Ben hiç sensiz kalmadım ki! * Saatleri kuran sendin, Durduğumda duran sendin,
PAYIMIZ
Bir sancının kucağındayız hepimiz Kartvizitimiz ne kadar fiyakalıysa mutluluk o kadar hazır Öyle zor öyle zor ki dersimiz Bizi kendi içimizden kazır – Kendi
HAMLE
– bütün mağlubiyetleri tadarak varacağız zafere şiirin sonundan başladım bu defa sana salih’in motivasyonu şehrin karanlığına ışık oldu hastane önünde zafer şarkılarıyla doktorlar dünya
DOĞAN BOZKURT’UN ARDIDAN
Mal sahibi,mülk sahibi Hani bunun ilk sahibi. Mal da yalan ,mülk de yalan Var, biraz da sen oyalan!.. Yunus
ASHAB-I KEHF GEREK BANA
Şu yalan dünyada bir gün sırra kadem basacağım, Yedi uyur mağarası gibi bir yer gerek bana. Derin uykulara dalıp üç yüz sana susacağım, Yedi
ESKİ GÜNLER
– yaşanan seneler boşluğa düştü muştulu rüyalar yalancı düştü – eski güzel günler nerede şimdi mevsim hazan oldu vakit ikindi can bir hiç uğruna
MEZARLIK
Tepeye çıkan güneşin kavurucu sıcağı da bastırınca iyice bunalmıştı. Attığı her adımda elindeki termos bacaklarına çarpıyor, zaten tükenmiş olan tahammülü iyice bitiyordu. Etrafındaki her










