* Merhameti bürünmüş mazlum börkü giyenler, Hayvanları severken insanı unuttunuz. Onu bunu es geçip illaki ben diyenler, Sizin ise yapanlar yanlışları tuttunuz. * Çocuklar
Yazar: HAŞİM KALENDER
SEN BİLİN EMMİ
* Elinde yağlı dürüm, şakşağa dolaşırsın. Pilava dökülen yağ araya gitmez emmi! Hedeflerin hayaldir, acık zor ulaşırsın. Günlük kırk takla gerek, şakşağın yetmez emmi!
ZULMEDEN Mİ, SEYREDEN Mİ?
* Seyirciyi seyretmek yaralarımı kaşır, Ecdatla kıyaslarım aynı kanı mı taşır? Siyonistler yıllardır bebeklerle savaşır, Zalim zulmeden midir, zulmü seyreden midir? Ölü müyüm, diri
DOLU
* Ayıkırsın belki de seyret şu mezarlığı, Yarını düşünürken bugünden ölen dolu. Hepsi bir nefes kadar tüm dünyanın varlığı, Biriktirdin yer iken arkandan gülen
YOK ARTIK
* Hani kerpiçtendi, birkaç̧ odalı Evimiz vardı ya o ev yok artık! Analı babalı göçmen sobalı Evimiz vardı ya o ev yok artık! *
YÂR
* Çölünde susuz gezerim, Irmak olur akarsın yâr! Bina diye söz dizerim, Kaleleri yıkarsın yâr! * Arkadaşız keder ile Huzur oldu gayri çile Iradıkça
İNSANLIĞIN GEREĞİ
Kasılman boşadır, varlığın boşa! Adamlık nefisten tavizle olur. Yaratan görmez mi sanırsın hâşâ! Giderken yanında yaptığın kalır. * Vurarak kırarak menzil alınmaz, Bir gönül
DUR DESİN BİRİ
– Camiler büyüdü, süsü son moda, Üç beş ihtiyarla hoca hoş seda. Adalet sarayı yaptık bin oda. Hırsız rütbe alır, kolu kesilmez; Ne hain
NELER OLUR
* Aç kardeşin bir ah çekse ırakta Sofranda bal olsa zehir oluyor. Fani el sallarken bu son durakta Nefsime sorunca tehir oluyor. * Hiç
ÇÜRÜYECEKTİR
Süslü yağdanlıklar makama araç Oldukça değerler çürüyecektir. Kayırma ön safta, revaçta haraç Kaldıkça değerler çürüyecektir. – Yazılan okunur, tesirsiz hutbe. Din ilmi emreder bu










