kiracıydım ben toprakta çürümek eziyet dereli gözlerimi koyun iki dağ arasına denizine küsen martılar gelsin o göle gece aynası, yüzümü alıp
ŞİİR
LÂL SÜVEYDA
saat gecenin en derin uykusunda, şekilsiz biçimler giyer zamanın gayp tarafı. uyku derin uykuda, ruhum uyanık. göz kapaklarımda kurulu salıncak, rüyalarım topal bir karınca
ACBÜ’Z-ZENEB
kalbimi göremedim İlâhî! aklımın ayrık otlarında gezerken nefsim. yıktım aramıza giren mescitleri acbü’z-zeneb’den, berzah’tan iclâl’den artakalan ne varsa yıktım sana yükselmeyen minareleri. geven secdesine
GİDEN
kalanların sancısı bu, gidenin değil, verdiğin emeklerin karşılığı bu değil. reyhan kokulu şerbetler dağıttık ardından beklediğin acılı yasın gözyaşları hiç değil… evler, bacalar
ROZET
neyi düşürsem kalbimin surlarından tipiye sarıp yollar kapanacak diye korkuyorum hep bir soru atlıyormuşum gibi gülümsemelerle belki bir tavafın kapısından girer gibi düşürmeli en
ANONS DUYULMUYOR
çok yaşa diyorum hapşırınca doktorların hipokrat yeminleri bozuluyor ingilizce’ye çevrilmiyor sen bana bakınca dünya beni anlamıyor seni seviyorum diyorum ağzım anneme benziyor playback
GÜLDÜĞÜ ANNELERİN
yok yok, o kadar değil güldüğü annelerin bir de ince bir keder uzun bir suskunluk içinde bakarsınız bulutların arasından gözlerinde bir nefesçik ışıklı
KAHVERENGİ BUĞDAYLARIN SESİ
sustukça büyüyen bir nehir var içimde taşırmadan aktığım her yerde izlerin sesinde kahverengi buğdaylar bir yetimin sığınağı döner çağırır aç kuşları gece senin gelinin
NASIRALIYA
“BM verilerine göre son 1 yılda Gazze’de 70 bin sivil katledildi, bunun 30 bini çocuk…” simetrik manasızlık hüküm sürüyor sathında dünyanın ölüm fikri çık
YANKISIZ MENZİL
yükseklerin yankısız kuytusu yurdum, taşın soğuk yüzüne gömüldü hevesim. kendi ışığına geç kalan ilkbahar, sonsuz sandığım o derin uğultu sustu; göğüme gül kokulu bir










