Beynimi temelinden sarsan, kalbimi arterlerine kadar ürperten tuhaf seslerin uyarısıyla yatağımdan fırladım. Dev bir mıknatıs, binlerce ton hurda demiri odamın duvarlarına doğru beni çeker
DENEME
GELİNCİK YAKALI KIZLARIN GÜNCESİ
12 Kasım (Gidemeyiş) Sevgili günlük! Bugün yine o sorunun pençesindeyim. Nereye gidiyorum? Vardığım yerlerde kendimi mi buluyorum? Her adımda biraz daha mı kayboluyorum. Yoksa
SAKO
Zayıf, kısa boylu, çember sakallı İso Amca, mahallemizin temizlik işçisiydi. Her sabah gün ağarmadan mahalleye gelirdi. Mezarlığın girişindeki Dığdığan Ağacı’nın altındaki kulübede kahvaltısını eder,
İLİM İRFAN SAHİBİ OLMAK
Bilgi, insanın içine işleyen bir nağme gibidir. Kötüyse sağlam insanı hasta eder. İyiyse insanın ruhunu sağaltır. Onu mutlu eder ve gerçek bir hazine gibi
NEDAMET DUYGUSU ÜZERİNE
İnsan her ne yaparsa yapsın, öyle veya böyle, az ya da çok, bazen yaptıklarından dolayı, bazen de yapmadıklarından veya yapamadıklarından dolayı bu dünyadan nedamet
BİR MODERN ÇAĞ YALNIZLIĞI
“Sağım, solum, önüm, arkam sobe!” nidasını duyunca bulunduğu ortamın sessizlik ve gizemine sotelenmiş çocukluğumuz meğer sadece ebeden gizlenmiyormuş. İnsan, yaşadığı zamanın değerini makul bir
PEKİ!
Kadın konuştu, konuştu, konuştu…. Adam durdu bir süre, kadın merak etti, acaba bu kadar bekledikten sonra ne diyecek diye. Adam sessizce; “Peki!” dedi. …
KAYIP KENTİN IŞIKLARI
Anahtarsız bir kapının önündeyim. Arkasına geçemiyor, önünden ise ayrılamıyorum. Erken kalkan bir geminin limanında anlamsızca beklerken bedenimin her noktasına batan beton çiviler, sinsice kanatmaya
OYUNLAR BİZE YASAK
Öğretmenlerimize kalsa biz öğrenci milleti her şeyden şikâyetçiyizdir. Yaz gelir yazdan, kış gelir kıştan şikâyet ederiz. Bir dokun bin ah işit. O kadar yani.
SONBAHAR
Sonbahardı mevsim. Akşam çöküyordu. Dilimlenmiş kara bulutlar yağmurun habercisiydi. Hafif sisli hava, tabiatı görünmez kılıyordu. Sıra sıra dizilmiş çam ağaçları, irili ufaklı yola eşlik










