Çınar, donuk gözlerle bakakaldı. Perdeleri yoktu. Bacası tütmüyordu. Yaşama dair bir emare yoktu. Bomboştu ev. Gitmişlerdi. Sevdiğini bile söyleyemeden gitmişlerdi. Sevdiğinin sevdiğinden haberi bile
Yazar: AYŞE ARSLAN
BU ŞEHİR
bu insanlar ve bu şehir kan gibi dolaşıyor düşlerimde arıyorum kendimi sokak sokak kimliksiz zihinler geçip gidiyor yanımdan yalnız kalabalıklarla çepeçevre yabancılık çekiyor
ÖKSÜZ
ben bilirim acısını gözlerinden akıtamayanların yutkundukça daha da acır iç yaraları gözleri kısık kirpikleri uzun yanaklarında gamzesi her şey yerli yerinde yakışıklı bir
NEHİR VE ZAMAN
saklı bir bahçeydim güneşin değmediği gölgelerim vardı akıp gidince sen ve zaman bekliyordum inleyen anılarımın başında çok isterdim silinsinler sana çarpa çarpa
YİTİK
Zor, susturmak sessiz çığlıklarını kalbimin Gel bir de bana sor şu dağlar titriyor Arşa değdi gözyaşlarım görmez misin? Dökülüyor avuçlarıma bulutlar Kayboldum sislerde bilmez
İSTANBUL
gri betonlar üzerinde renkli ışıklarını izledim öylece geçer gibi geçtim içinden oysa sen benim içime yerleştin martı seslerinle ve yükselen minarelerinle yabancı kalabalıklarınla tanış
SERAPTAN ÖTE BİR ŞİİR
karşına çıkan tuz da olsa lokma da çıkmıyor sebepsiz değmiyor can cana bildim ezelden ebede bir düğüm var çözülmesi zor ölüm düğümü insan kursağında







