Şimdi sen gidiyorsun, boş bırakıyorsun üzerini karaladığın sırayı. Son zil de çaldı ve geride kaldı bütün bir yaşanmışlıklar. İlk telaşın, belki senin gibi gitmekte
MANŞET
UMUDA ÖLÜM
açık sokaklarım vardı önü arkası sevgiye güneşlenen şimdi ayak izleri üşüşmüş ve kırılmış çiçekli kaldırımlarım sarp kayalara fırlatılmış güllerim hoyratça yaban olmuş kan
KATİL
Hüküm vermem için karşımda duran adamın soyadı benimkisiyle aynı? Tesadüf olabilir mi isminin de şahsına münhasır ismimle özdeş olması? Çenesinin üstünde duran kocaman et
ELVEDA
ebediyet yurduna adım adım yürüdüm, nefis denen kaçkını peşim sıra sürüdüm. – istikamet aşikar niyetim Hak rızası, amelim tartılacak defterim açılacak. her fiilin rengine
Saklı Seher
kerkük urumçi srebrenitsa gazze haddini bilmiyor işte bu acıların çarşaf çarşaf ıslak hüzünleri vicdan sustu gölgeler yitti kuytulara sinmiş bu zifiri karanlıkta neyin nesi demeyin
ÖKSÜZ
ben bilirim acısını gözlerinden akıtamayanların yutkundukça daha da acır iç yaraları gözleri kısık kirpikleri uzun yanaklarında gamzesi her şey yerli yerinde yakışıklı bir
SİYAH/BEYAZ
işim olmaz güzelim benim ufak tefekle, paradokstan beslenir metaforu severim. kulelerim sarsılmaz tankla topla tüfekle, rastgele mermi atan kör bir uçaksavarım. – güç öğrendim
Belki Zamanımı Yadsıyorum
Efkârım, ki zannederim bir kuğu rakkas ettiren şu boynumu kimi kimi hasreden geçen günlerimi… Dirimsiz, gri kentin boyunduruğu! Yinedir ufunetle ‘der terennüm bezginlerin
Yazarımız Dr.Mehmet Güneş’ten Merkez Yayın Grubuna ziyaret.
Yarpuz Edebiyat Dergisi ve Afşin Haber Merkezi Yazarlarımızdan Dr.Mehmet Güneş, dün Merkez Yayın Grubunu ziyaret ederek Genel Yayın Yönetmeni Halil Demir,TRT Afşin Temsilcisi Muzaffer
GAZZELİ ÇOCUK
seni böyle yazmak istememiştim ben gazzeli çocuk seni tanımadan önce parkların ölüm şehri olduğunu akletmemiştim akletmemiştim henüz ölecek kadar büyük olduğunuzu yüzümdeki tebessüme anlam










