– ARAS ALTUNBEY * eğer çekingen yanlarımızı tıraşlayıp bırakırsak azgın nehir bedbahtlığına siperler keskin daha bir mermi gök kube aşiyan dağlık yol çizgileri vurgun
ŞİİR
KIRILDI
– ÖZNUR BALABAN * önce bardak sonra tabak kırıldı gülistanda gül bağımda dal kırıldı uçan bir kuş idim kanatlarım hayata sıkı sıkı tutunan pençelerim
PRENS ALDATAN KOKULARINLA YASEMİN
– CEMAL KARASAVRAN * yasemin kokuları bıraktın bana geceyi gündüze bağlayan anlarda yalınkılıç yıldızlar ve dolunay sersem olmuştu ve de sarhoş aklım zatım benden yoksun *
SİRAYET
– ALİ RIFAT ARKU * nazlı akşamların uzak elleri olur daima rüzgâra yakın bir sevda sözünü hatırlatır durur umudun tüm gözeneklerinden geçen hayat serseri
ZEMHERİ YANKISI
– ALİ KAVAK * hani sen fısıldayacaktın uzak diyarların hikâyelerini şimdi yankılanır karanlıklarda kalabalık yalnızlığın uğultusu * hani bin bir renktin ışık olacaktın karanlıklara
AŞK VE YAKAMOZ
– MURAT COŞKUN * dolunay ve uzun gece bir yanda yokluğun bir yanda söylenecek sözler boğazımda takılmış nice hece zifiri karanlıkların şahı tıpkı yârin
BİÇİLMİŞ KAFTAN
– YAVUZ DİNÇ * her şafak doğumunda ufukta yükselirken gün söylenecek bir sözü vardı akıp giden zamanın çekip alırken yüreğimi ruhsuz kavgaların içinden isyan
EYLÜL
ERSİN VARGÜN * hüzne giydirilmiş tül şair sızısı eylül geldin demek her gelişinde mahmuzlarından sarı heceler damlatan bir süvari şaklatır kırbacını doru mısraların sırtında
EYLÜL KIRGINLIĞI
– MUSTAFA IŞIK * vakit eylül, dilden şiir dökülür hüznü raksa kaldırır meczup şairin kalemi âlem gezdirir sırdır vakit, eylül keskin kılıcı avuçları
EYLÜL KOKUSU
– NURGÜL KAYNAR YÜCE * Yaralı bir kırlangıç konmuş yüksek bir dala Çamların iğnesiyle yuvasını dokuyor Düşen sarı yapraklar hüzün saçarken yola Rüzgar ıslık










