
yok yok, o kadar değil güldüğü annelerin
bir de ince bir keder
uzun bir suskunluk içinde
bakarsınız bulutların arasından
gözlerinde bir nefesçik ışıklı
vermez kanatları durmaya çiçeklerle
dursa mı yakışır saçları yalnızlığa
aşarsa mı bir suskunluk içinde
hep derin özlemlerin kıyısında gezinir
kısacık cümlelerle
elleri hazırdır, telaşı hazır
düşerken kalbinin kuyularına
tursunsa da bir suskunluk içinde
çabuk solar yaprağı gençliğin güzelliğin
kayaların rüzgarında
düşleri derine doğru
nedir ki bir insan ömrü dal kadar
birdenbire bir suskunluk içinde
yok yok, o kadar değil güldüğü annelerin
*
– ADEM KONAN
