
Hazân indi gönlüme, kayboldu sözde âhenk.
Varlıkla yokluk aynı terazide oldu denk.
Yol içimde sınandı, yazıldı taşa sessiz.
Ömrün macerasına her hatıra bir mihenk.
Nefs meydânı hep dardı sabreden erer sırra,
İnsanın kendi ile bitmez içindeki cenk.
Taç sandığım hislerim yaprak gibi savruldu,
Fenâ bâğında bana kaldı sonunda çelenk.
Seher çöker usulca ömrün aynasında ben,
Çok yanım kara bağlar öte yanım rengârenk.
Sevda dağı yücedir arzular yalçın kaya,
Acısı cana işler akıl vurdukça külünk.
Silikleşir yüzlerde zamanın çizdiği hat,
Âşikâr olur sonra yazgıya vurulan benk.
Tozlanmış satırlarda saklıdır izi vaktin,
Sükûtunda çözülen esrârı nakşeder cönk.
Şafak söktü tecelli doğunca söndü sûret,
Tevekkül ile kalbim indiriverdi kepenk.
*
– SÜNDÜS ARSLAN AKÇA
