
Gayrı bu sevdadan el etek çektim,
Aşk-ı vuslat için azim kalmadı.
Umut tohumunu boşluğa ektim,
Elimde başka bir çözüm kalmadı.
*
Duvarların dili olsa da dese
Muhtacım ışığa muhtacım sese.
Sanki düşmüş gibi ruhum kodese
Tabuta girmeye lüzum kalmadı.
*
Gazel döker durur hayat ağacım,
Büyür de çığ olur içimde acım,
İkinci bahara bitti inancım;
Karakış kapıda güzüm kalmadı.
*
Varıp durmak için yâr karşısında
Kaç kez emekledim aşk yokuşunda.
Yorgun bir adamım elli yaşında,
Cihanı verseler gözüm kalmadı.
*
Çile kervanının yolcusu oldum,
Gurbeti aradım, içimde buldum.
Ben de bu hayattan dersimi aldım,
Daha da diyecek sözüm kalmadı.
*
Sevda köprüsünden kolaysa geçin!
Sırattan farkı yok acaba niçin?
Tıpkı Kerem gibi bir Aslı için
Kül olurdum amma közüm kalmadı.
*
Bir hicran okuyla kendimden geçtim,
Kan kusup kızılcık şerbeti içtim,
Sonunda derdimi Mevla’ya açtım;
Çok şükür içimde sızım kalmadı.
*
– YAKUP GÜMÜŞ
