
yorgun ruhum kesik çığlıklar içinde
bu yanık kahverengi kokan dünyayı
suyla ben tanıştırdım
gidiyorum aşkı kutsal kitaplardan öğrenmeye
uzun koridorlardan bana yabansı ufuklardan
yıllardır karada kalmamla birlikte
çehreme biçiliyor kirli fermanlar
vakit geçti güneş ne zaman battı damarlarımda
bilemedim boynumu kolalı yakamdan çekerek
kaç zaman geçtiyse beni saran bu örtülerden
etime bastırıp biriktirdiğim huzurumla
yaklaşırdım yanına başıboş tutkuların
artık kimse sormuyorken gecenin uzadığı yeri
bense şafağı tetik sesleriyle geçiyordum.
*
– AHMET KARPINAR
