
mevsimler yok
bülbül gül bahçesinde neşesiz
her sabah sırtımda taşıdım sokakları
yağmurları ağustosta bir bir saydım
ölüm ıslak ıslak kentin ışıklarına inerken
çiçekler mızrak gibi
debeleniyordu göğsümüzde
Yusuf masalı gözleri
kuyudan el sallıyordu
tereddüt etmeden
hüthüt kuşu ölüyordu
dağlarla yaşıtım
ama heybetli ve gururlu değil
sessizce mahşerin köşesine oturur
gölgemden uçurtmalar yaparım
gözlerimden tan yerinin çeperi geçer
tenimde çınar ağacının sessiz ölümü
saki su verir
yaşarır denizin gözleri
çekeriz güneşi giyotin altına
erir demir
gök kubbeden aşağı
sessizce debelenir
yüzyılın tortusu zaman
*
Mehmet Mortaş
