GELİNCİK YAKALI KIZLARIN GÜNCESİ

12 Kasım (Gidemeyiş)

Sevgili günlük! Bugün yine o sorunun pençesindeyim. Nereye gidiyorum? Vardığım yerlerde kendimi mi buluyorum? Her adımda biraz daha mı kayboluyorum. Yoksa çıkmazlar içerisinde bir paradoksta mıyım? Büyük bir boşluk içinde dolup taşıyorum ama ne yapsam sığamıyorum. Koca dünyaya değil, kendi içimdeki o küçük zindanlara. Beni yalanlarla uyutup kandırmacalarla besliyorlar. “Bir varmış bir yokmuş…” diyorlar. Bir insan varmış, sonra birden yokmuş. Kaçışlarımı kendim inşa ediyorum ama hesaba katmadığım tek şey şu: Kaçtığım aslında kendimim. İnsan dünyanın neresine giderse gitsin, bir kaplumbağa gibi ruhunun tüm ağırlığını da sırtında gittiği yere götürüyor.

4 Ocak (İntikam)

Bak günlük! Az önce pencereden dışarıyı izlerken anladım. Ne kırgınım hayata ne de küs. Ne bir iz bıraktı bende ne de bir giz. O bende, uyuduğumda tekrar uyanmamayı dilediğim… İnsanlar bende, uyuduğumda uyanmamayı dilediğim ağır bir hayat bıraktılar.

Yaşarken yalnızsak ölüm yaşamı kıskanırmış ama son intikamını da almayı ihmal etmezmiş. Bugün komşumuz Dudu teyzeyi bir naylona sarmış dışarı çıkarırlarken gördüm; üzerine kar yağıyordu. Benim burada, üzüntüden içim kemirilirken çocuklar “Yaşasın, lahmacun yiyeceğiz!” diye seviniyordu. O an anladım. Ölüm bazen bize bu acı tabloları sunarak intikam alıyor adeta.

17 Şubat (Arayış)

Bir bilsen içimdeki fırtınanın şiddetini nasıl arttırdığını… Unutmak adına her şeyi ezberledim. Cadde ve sokak adlarını, çiçek isimlerini, yabancı yüzleri… Ama hiçbir şey o içimdeki boşluğu unutturamadı. Kaç şehri kendi yalnızlığıma benzettim, kaç yabancı simayı bulanık zihnime ektim. O eski, neşeli benliğim nerede şimdi? Ben burada kendimle savaş içindeyken dünya kimin kokusunu içine çekiyor? Kimse anlamıyor. Anlasalardı bana bir mezar kazarlardı. Şimdi yine gecenin karanlığıyla baş başayım. Her gün “unuttum” diyeceğim ve her gün bunu söylerken aslında neleri kaybettiğimi hatırlayacağım. Ne kadar ağır bir yük ve acı verici…

23 Mart (Karartı)

Bugün odalar her zamankinden daha yalnız ve siyahî günlük! Düşünüyorum. Marketler dolup taşıyor. Bir çocuk açlıktan ölüyor; kemiklerinin arasına toprak giriyor. Hatay’da mandalina ağaçları mahzun… Bir çocuk deniz kabuğu bulup annesine koşuyor ama annesi tepki vermiyor. Çocuk, hevesi kursağında, o kabuğu denize fırlatıyor. Tıpkı umudunu yitirip kendini sulara bırakanlar gibi… Kimse anlamıyor, bilmiyor. Her şey bir anneye yük oluyor. Akşam yemeği, bulaşıklar, koca bir apartman… Baba ise durulmuş, sakinleşmiş. Kur’an okuyup Rabb’ine sığınıyor. Kimsenin haberi yok içindeki acıdan.

14 Haziran (Yalın)

Haziranda ayrılık bir başka oluyormuş günlük! Sabah markete gittim, uzun zamandır dışarı çıkmamıştım. Şimdi evde tekim, beni eskilere götüren bir şarkı açtım. Hafif bir rüzgar esiyor ama kafamdaki dumanları dağıtmaya yetmiyor. Yalnız kalınca insan eşyalarla, bitkilerle konuşmaya başlıyor. Üstüme başıma pek dikkat etmiyorum artık. Az önce kuşun yemini tazeledim, o da benim kelimeleri taşıyamayıp halının üzerine döktüğüm gibi tüylerini döküyor. yirmi yaşındayım ama ruhum kaç asırlık, bilmiyorum. Yetmiş beş kilo olmuşum, hepsi o kahrolası ilaçlardan. Depresyonu atlatınca spora başlayacağım, söz. Şimdilik sadece mutfak ve yatak arasında zikir çekiyorum.

Akşama belki bir tavuk sote yaparım. Yanına da pilav…

3 Temmuz: Bahçe Saatinde Gökyüzü

Çok hızlı toparlandım bugün günlük! Odamdan montumu alıp koşa koşa dışarı attım kendimi. Gökyüzü ve güneş, “Bu da kim?” dedi. Yabancı gözlerle baktı yüzüme. Benim de gözlerim kamaştı. Uzun zaman birbirimizi görmeyişimizin şaşkınlığı. Bir parça yürümek, nefes almak istedim. Önce AMATEM kısmına doğru yürüdüm, sonra hızla çıkış kapısına çevirdim bakışlarımı. İki erkek güvenlik ayakta. Yüzleri birbirine dönük. Bir şeyler konuşuyorlar. Aşılmaz bir duvar gibiler. Buradan kaçmam imkansızdı, biliyordum. Ama zaten kaçma niyetim de yok artık. Kendimden kaçamıyorken başka birinden, başka bir yerden kaçmanın ne anlamı vardı.

​Tam o sırada tel örgülerin üstüne iki karga kondu. Nispet edercesine, özgürlüklerini yüzüme vururcasına baktılar bana. Kanatları siyah, göğüsleri kirli beyaz. Biri aşağı inip birkaç mağrur adım attı. Mardin taşlı bu hastanenin soğukluğunda hayatımda ilk defa bir kuşu kıskandım günlük! Kanatlarını olabildiğince açıp uçtular sonra. Gökyüzü bağrına bastı onları. Arkalarından öksüz kalmış bir çocuk gibi bakakaldım. Gökyüzünün maviliğinde eriyordum. Bir ayet yankılandı zihnimde: “O, Allah bize yeter.”Arkamı döndüm, Dilimi ağzımın içinde gezdirdim. Boğazımda yanma hissiyle gelen bir acılık.

Demin bir kurşun kalem geçti elime. Şimdi hasta dinlenme odasında, bir sandalyenin üzerindeyim. Kalemim elimde, aklım nihayet yerinde… Bu satırları yazıyorum ya…  Biliyorum, bu yazılar kanatlanıp bir yerlere ulaşacak. Anladım ki özgürlük, hasret kaldığım şu kalemin sağa sola yalpalanarak mürekkebini ruhuma akıtmasıymış. O kuşlar kadar özgürüm şimdi. Yalnız ve cüretkâr! İçimde hasret çiçeklerinden demetler yaparak yazıyorum. Anneme, babama selam söyle günlük! Kuşlara sesleniyorum buradan: Kanatlar sadece sizde yokmuş! Bakın kalemime, bir yürekten bir yüreğe uçacak. Tohum olacak, çınar olacak. Nefes olup gökyüzüne ulaşacak. Kanatlar sadece kuşlarda yokmuş…

29 Temmuz (Çare)

Sana bugün umut ve romantizm vaat edemem sırdaş günlüğüm! Bir gülü masaya koyup güzelliğini anlatamam. Gazze’de bir çocuk daha gül koklayamadan öldü. Benim şiirim ancak o çocuklara bir armağan olabilir. Ama gitmedim, kaçmadım, buradayım. Kaçmak kovalanmaktı, ben de kaçtım ve yakalandım. Ama kalbim hâlâ atıyor.

Niçin saat dörtte sokak lambaları dalgınken bir hüzne takılıp kalıyoruz? Bu kez kalp ağrımı cebime bıraktım. Korkular caddelerde savaşırken ben montumu askıda unutmuşum. Üşüyerek yazıyorum.

21 Eylül (Eşik)

Çok yoruldum kafamı semaya çevirmekten. Şimdi bir tırtılın sessiz ahenginde, bir ney sesinin tınısındayım. Durmadan, ama durarak yazıyorum. Ve şimdi… Şimdi sol yakamda gelincikler büyüteceğim günlük! Güneşli günlerde dışarı çıkacağım. Asmalı evlerden yemek kokusu geldiğinde sardunyalı düşler kuracağım. Yeniden başlayacağım. On beş yaşımdaki o çocuğu bulup onu gözlerinden öpeceğim. Sarı saçlarına gelinciklerden taç yapacağım. Onu o karanlıklardan kurtarıp güneşli günlere çıkaracağım. Bir gün dilimizden evrensel bir ezgi dökülecek. Tüm kız çocuklarına adanmış… Onlara sesleneceğim: “Gelincik yakalı kızlar, uyanın!” Bir gün dünyayı sizin o meşe palamutlu kalplerinizdeki çocuklar yaşatacak. Uyanın artık, yeterince uyumadık mı? Bir bahar sabahı ansızın kapıları açıp dışarı çıkmak gerek!

23 Eylül (Kendime)

Bak günlük; bugün yirmi bir yaşımın eşiğinden, on beş yaşımdaki o sarı saçlı halime bakıyorum. Aradan sadece beş yıl geçti ama sanki koca bir ömür benden alacaklıymış gibi yorgunum. Biliyorum günlük! O çocuk, on beş yaşından sonra karanlık dehlizlerde nefessiz kaldı. Korkuları boyunu aştı. Sesi tellere takılıp rüzgarlarla sallandı. Ama sana söz veriyorum günlük! O gün söküp atamadığım o paslı çivileri bugün tek tek çıkaracağım. Saçlarıma taktığım o gelincik tacı sadece bir süs değil; benim direnişim, benim yeniden doğuşum olacak. Yoruldum, seni de çok yordum. Eee, yıllardır bunca ağılığımı taşıyorsun. Kolay mı? Ne diyordum. Haa! Evet ama uyanmak için hiçbir asır geç, hiçbir han karanlık değildir. Şimdi o çocuğun elini tutuyorum günlük! O kapıyı beraber açıp çıkıyoruz. Çünkü yaşamak, kaç yaşında olunursa olunsun, bir bahar sabahı ansızın kendi gökyüzüne dokunabilme cesaretidir.

*

SADİYE ESMA KARABULUT

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Deneme Bonusu Veren Sitelerescort konyagrandpashabetslotograndpashabetescort konyataraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbet1winbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren siteleriptv satın aliptv satın altaraftarium24casibomfixbetbahis forumkralbetsahabetkralbetjojobetinterbahismarsbahis güncel girişvdcasino güncel girişgrandpashabetsweet bonanzagrandpashabetcasibomgrandpashabet türkiyepusulabet giriştambetescort bursamatbetsekabetimajbetsmartbahisvdcasino girişpusulabettambet girişjojobetjojobet giriştipobetmercurecasinocasinoroyalcasinomilyonpalacebetbetgitromabetgameofbetcratosroyalbetgameofbetgrandpashabetcratosroyalbetradissonbetvdcasinopusulabetmarsbahisgrandpashabetnesinecasinobetgitsonbahisteosbetbetpuancasinoroyalamgbahiscasinomilyoncasinolevantcasinomilyonamgbahismercurecasinosonbahisbetgarantiimajbetjojobetmadridbetmadridbetslotbarsuperbetinbetnanobahislionjojobetcasibom girişmatbetmarsbahisperabetceltabetJojobetJojobetCasibom GirişCasibomJojobetJojobetJojobethttps://google2.com/CasibomCasibombahiscasinoslotraholiganbetextrabetextrabet girişbetasusholiganbet girişganyanbetbetgit girişnesinecasinokralbetHoliganbet GirişdoedaluxbetluxbetMarsbahismeritkingholiganbet girişholiganbet giriş
Facebook
Twitter
YouTube
Instagram