
Her kulun bir şeb-i yeldası vardır,
Örmeye çalışır gam duvarını,
Bir türlü oturmaz taşlar yerine
Sen dışarda gezintiye çıkarsın,
Başıboş bulutlar odana dolar,
Hüzün akar gözden yaşlar yerine.
Kelimeler anlamını yitirir,
Söz ayakaltında tarumar olur,
Ayaklar konuşur başlar yerine.
Sen ona koşarsın, o senden kaçar,
Uyku ile kan bıçaklı olursun;
Hafakanlar basar düşler yerine.
Seni sana savunmaya geçersin,
Sesin titrer konuştuğun duyulmaz,
Gül yağar başına taşlar yerine.
Kısmetim tükenir, çenem çatılır,
Zamandan mekândan göçer giderim;
Yasıma gelirsin kuşlar yerine.
*
TAYYİB ATMACA
