– MUSTAFA IŞIK * yâdına ağlar gecenin hesabı yok gözümdeufuklar sır sen gidince ölüme ve aşka ebkemdir dilim bundan gözü yaşlıyım türkülere kalbimde kıymeti
Yazar: admin
DOĞU’YU GÜZELLEŞTİREN KADIN
– VEDAT YARIŞAN * ben doğulu kadınım devirdiğim onca yıldan sıyrılarak yaşıyorum derdine ağlamadığım kul yoktur kuldan çıkmışları her defasında ellerimle yıkadım ben doğulu
ÇİÇEK YAZGISI
– MUHAMMED KORKMAZ * lâle toprağının çarmıhına ters asılmış bir esintidir cilo dağlarından savrulur göbeğinden gözyaşları bir peygamberin karanlık yazgısına anemon damar damar koklanır
FLANÖR
– MEHMET MORTAŞ * Yürüdüm, yürüdüm; sevimsiz bir boşluk peyda oldu içimde. Tarif edemediğim; anlatmak istediklerine anlam veremediğim, huysuz, başıboş, anlamsız boşluk. Kentin sosyolojik
SANDIN
– MEHMET MUHLİS ŞEPİK * Kurudu dallarım gençlik çağımda, Çiğ düşen gönlümü sen kış mı sandın? Gonca güller açmaz oldu bağımda, Gözde ah-u zarı, sen
GÖNÜL KÖPRÜSÜ
– FURKAN EREN * “Gönül ne kahve ister ne kahvehane “Gönül sohbet ister, kahve bahane”. “Hasbihal” ve “yarenlik”, neredeyse unutulmaya yüz tutmuş sözcükler… Bunlar gitti, yerine “söyleşi” falan geldi.
SENİ BEKLEDİM
– FAİK KUMRU * Bir gönül hikâyesi görürsün belli ki sen Otuz yılı harcadım bulduğun eskisi ben. * Nerede kaldın ey yâr,senelerce bekledim! Gençliğimi
ŞEHADET MEVSİMİ
– FİLİZ KALKIŞIM ÇOLAK * hadi kalk murat iki yanına düşen kollarını boynuma dola çoban menekşem ak sütüm anadolu’m kalk kırdılar mı körpe kanatlarını
ŞEN ŞAKRAK ÇOCUKLARDIK
– RECEP ŞEN * biz şen şakrak çocuklardık ahret kardeşiydik birbirimizle ne hile bilirdik ne de eğrilik korku ve hüzün uğramazdı semtimize uzanırdık yemyeşil
YÜREĞİNİZE DÜŞEN O GİRDAP
– OĞUZ KAYIRAN * Ayık Özdemir’in derin acısına Ve Deniz’in talihsiz yazgısına – Atlas dağının kuzunu yalayarak indi görünmez o rüzgâr koynuma










