– RIDVAN YILDIZ * kuş sürüsü kanatlarını bağlamış göklere yapraklar yaşlanıyor mevsim değiştikçe turnalar bir göç borçlu gurbet yolcularına yüzünün sabahında güneş doğuyor bir
MANŞET
KENDİMCE
– ZİYA NURDAN * Düşümü boyadım gökte boşluğa Hevesin resmini çizdim kendimce Merdiven dayadım gökte boşluğa Uzağı yakında gezdim kendimce * Koyunu sürüye kattım
BİR AĞACIN GÖZYAŞLARI
– ÖMER KARSLI * dalına küskün bir tomurcuktum inadına açtım, inadına yeşerdim her yanım bahar kokardı eflatundu çiçeklerim hiçbir kuş selamlamadan geçmezdi rüzgarlar yarışırdı
KÂĞITTAN GEMİ
– AYŞE ARSLAN * şimdi içime dökülen sözlerimi bir kağıda döktüm kağıttan bir gemi yapıp bıraktım akıp gitsin uzaklara diye dilde bir yara ki
KIR DAĞ UCUZLUĞUNU
– ARAS ALTUNBEY * eğer çekingen yanlarımızı tıraşlayıp bırakırsak azgın nehir bedbahtlığına siperler keskin daha bir mermi gök kube aşiyan dağlık yol çizgileri vurgun
KIRILDI
– ÖZNUR BALABAN * önce bardak sonra tabak kırıldı gülistanda gül bağımda dal kırıldı uçan bir kuş idim kanatlarım hayata sıkı sıkı tutunan pençelerim
PRENS ALDATAN KOKULARINLA YASEMİN
– CEMAL KARASAVRAN * yasemin kokuları bıraktın bana geceyi gündüze bağlayan anlarda yalınkılıç yıldızlar ve dolunay sersem olmuştu ve de sarhoş aklım zatım benden yoksun *
TREN ÇIĞLIĞI
– GÜLÇİN YAĞMUR AKBULUT * Kuş çığlıklarında trenler geçiyor beklediğim dağ istasyonlarından. Hicazkâr makamında şarkılar dilleniyor buharlı lokomotiflerin düdük seslerinden. Gölgesini siper aldığım kayalıklar
SİRAYET
– ALİ RIFAT ARKU * nazlı akşamların uzak elleri olur daima rüzgâra yakın bir sevda sözünü hatırlatır durur umudun tüm gözeneklerinden geçen hayat serseri
TANRI MİSAFİRİ
– MEHMET ŞİRİN AYDEMİR * Köye vardığında akşam ezanı okunmak üzereydi. Yıllardır ayrı kaldığı köyün mis gibi temiz ve serin havası, bir yandan ilaç










