ne parklarda koşup oynayan çocuklar görülür ne de burçların yavaş yavaş zamandan kayışı ama biz öğrenmeliydik su üstünde yürümeyi öğrenmeliydik dalgaların fırtınalar kopartacağını ***
ŞİİR
Sessizliğini duyumsuyorum zamanın.
Sessizliğini duyumsuyorum zamanın İçimde umutsuz yarınlar Benden öncedemi böyleydi buralar Benden sonrada böylemi olacaklar Kim griye boyamıştı gökyüzünü Bunca kederi kim yaymıştı evrene Yapraklar
TÜRKÜLER
Seven başka söyler, ayrılan başka, Aşığın boynunu büker türküler. Genci başka söyler yaşlısı başka, Gönülden geçeni döker türküler. * Gurbet türküleri çok daha başka,
Karıncalar Çürürken.
Eşitsiz toplumun acıda eşitlenmesi Sağır koltukların sığır olanlarla terlemesi Çalınamayan bir şeyin bile çalınması Normal olmayan her şeyin normalmiş gibi yutturulması Her şey sıradan
HAKLI ÇIKTILAR
Sen çekip gidince beni bırakıp Beni gören aklın bozar demişti Eski âşıklardan misaller verip Bu da mecnûn gibi gezer demişti * Gönlü aldırmıyor garipliğine
Şiir selamıyla
Ellerin uyandırır renkleri güneşin her doğduğunda sulara iner gökler sade yağmurları severim ben böyle vakitler bir deniz çırpınır içimde bir güz yangını belki dağlar
KAÇ KERE
Hayat derya’sında delik sal ile Dalga’yla karaya vurdum kaç kere Issız bir ada’da vuslatım vardı Onun için kendim yordum kaç kere * Hiç sormayın
BENİM
Uykularım kaçtı gitti bu gece Durmadan kanayan yaram var benim Yazmakla bitermi dert Hece hece Sanmayın ki dostlar çarem var benim * Mecnun niçin
AH İNSANIN İÇİ
İnsan içi karanlık bir kuyuysa Kibir yer bitirir insanı oysa Dön bak içine sızlayan ruhuna Yazık Allah’tan başka bir söz varsa Ondan başka var
SEVDAN GÖZLERİMDE ASILI İNTİHAR
deniz gözlerinin özlemiyle kuruyan çöl zambağı bendim dokuz boğumlu canla senle ölüm arasında tükenmez bir umudun sebebiydim susmadı acıları sır eyleyen yankılar gözlerine değince










