– MURAT TÜRKCAN * +0 Hiçistanda padişahtır Yaşamakla ölmenin farkının Hayvanla insan arasındaki Ortak yönden daha az olduğunu Öğrenip, ölü insanlara Canlı hayvan kadar
ŞİİR
ESİR RUHLAR
– FERHAT NİTİN * karşında boğucu kısık sokaklar ölü isimleriyle duvarlara kazınmış nefesler paramparça feveran soluklar saçında sanrılar rüzgarın kırlangıç hüznüne gebe yaralar ılık
ÖLÜMÜN İZİ
– MUHAMMED KORKMAZ * annem toprak gözlü bir bahçıvandır vicdanı gül bahçesi elleri sevgi tohumları eker dokunduğu her yer bülbüllerin gözyaşı şiirleri iliştirir yakasına
GURBETTE BAYRAM SABAHI
– Fâik KUMRU * -Nur Anama Aziz Babama – * Simalarda tebessüm kutlu zaman dilimi, Mübarek bir hava ki kucaklıyor iklimi. Gök kubbede
NAZLI HÜLYA
– MEHMET OSMANOĞLU * mahzun semalarında bir muştu yankılandı nalan olan bülbüller şâdân oldu bir sabah bin beşbüz yıllık mabed bir mehtaba uyandı çölleşen
BUGÜN AYASOFYA
-HAŞİM KALENDER * Beni bana bırakın, kinim aksın gözümden. Bir ömürlük hasrete, teskere aldım bugün. Ayasofya tutsaktı, kara idi yüzümden. Haçlının haçlarını, yerlere çaldım
UMUT VE UNUTUŞ- III
– HAŞİM KALENDER * Bu kirli dünyada, özüyle temiz, Olmayı unuttuk, olmayı kardeş. Şöyle alnımız ak, yüzüyle temiz, Gülmeyi unuttuk, gülmeyi kardeş. * Baktım
EFSUS SAĞUSU
– YASİN MORTAŞ * kelimelere iliklenmiş şiir ışığıyla sezdim Afşin’in teessürünü bacalara küskünlüğünü öğrendim ve kütür kütür öksürdüğünü şiirin uysal ırmağıyla ve içimde
LÂL-MELÂL
– MEHMET OSMANOĞLU * Ben mi suçluyum şimdi şehlâ nigâhı varken Bu dümensiz geminin acep kimdir kaptanı? Bu hüznün sebebini uzaklarda ararken
AĞLAYALIM BİR GÜN
– ERSİN KARTAL * Işı sevgilim, hışmıyla yağan bir barut gibi ışı! Sessizlik gri bir güldür, onu düşür omzundan. Gölümde hala esrik gölgenin keyfi










