– MUSTAFA IŞIK * kara gözleriyle bir geyik su başında / yerle gök arasında yedi dağın eteğinde sana çok benzeyen peri düşünde, canhıraş sesiyle
ŞİİR
NAR-I AŞK
– FİLİZ KALKIŞIM ÇOLAK * kavislerinde rüzgar yüklü kanatlara lodoslar estirdiğimiz kumral hicazkârları soyup minörlerinden kemankeş resitallerde portelerine asılı kaldığımız sevdamız yüreğimiz ah Müjgân
LEYLA’NIN ELLERİ
– ARİF OLGUN YEŞİLYURT * Leyla’nın elleri uzanır Necid çöllerinden, Sen Leyla mısın? diye laf dolaşadursun, ‘Kaysın diline düşmeyegör’ der bir adam, Bir leylalık
MEÇHUL LİSANLAR KONUŞUR SAÇLARIN
– BURHAN KÂZIM ÇALIK * sönmesinin önünde elde kalan son ışığın esen rüzgâra engel tuğlaları balçık duvar mumun cılız alevinde yaşama belirsizliği şiire gizlenen
TAŞIMALI YAŞAM
– NİLÜFER UÇAR * yaş alamadım yokluğun esrik zamanında katıksız yıllarımın birikiminde bir güzergâh mürekkebi ıslak sarı sıcak bir aşk nöbette nöbette uçurum kenarında
TOPRAK YUTUYOR
– KADİR KÖSE * Dünyada sadece madde uğruna, Hesabı yaparken güneş batıyor. Vururken keşkeyle doymaz bağrına, Bıçak sırtındaki ömür bitiyor. * En büyük zenginlik
WAR HORSE
– YAREN KAYIP * gece, aysız ve gözlerin kara ayaklarım buz gibi kanat açmış bekliyorum yamaçlardan kanı tere katarak koşup gelen sesini içimde köpek
AZERBAYCAN MEKTUBU
– ASLAN AVŞARBEY * Bilen bilir yârden ırak düşende Yollarını gözleyişi yaman oy! Geceleri ruhu firak deşende Yaraları tuzlayışı yaman oy! * Bir yüreği
GÖZYAŞI ÇOCUK OYUNLARINDAN ÇIKARILSIN
– RIDVAN YILDIZ * ilkin Gorki duydu acıyı adaletin olduğu bir dünya yok derken steplerde zemheri bakışlı nefesimiz kendini bir kapana kısılmış bil yuvarlanan
NERDESİN
– AYFER YILDIZ * Kara kışı gördüm yaz ortasında, El âleme bahar geldi nerdesin? Terk ettiğin günün tam ertesinde, Azrail canımı aldı nerdesin? *










