Bir fincan kahveye kırk yıl hatırı Yükleyen erdemin adıdır vefa Sevgiyle ıslanıp gelen fetiri Ortak bölüşmenin tadıdır vefa * Hısım akrabayı sevip saymaktır Komşunun
ŞİİR
HAL-i TEFEKKÜR
Bedir KILINÇ * Kelimeler münferit bir ‘aşk geceler yıldızla tahayyül saadet en tatlı ızdırap rüyalar inkişaf Gözyaşlarım mim mim adında saklı adın mühim mühim
BOŞLUK ACISI
Gözlerim doludur Yüreğim fırtınalı Ağlayası bir halim var Dindirme / sorma… Annemi toprağa verdim Toprak da gitti İnce bir çiçek gibi yaprağa tutundum Yaprak
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNE
Karlı dağlar başında elli, altmış bin asker Vatan, millet aşkıyla, imanla dolu kalpler. Uzaklardan gelerek cepheye gidiyorlar, Dillerinde tek bir söz, o da: Allah-u
ÇİÇEKLER
Ali İhsan Kekeç * Alca morca rengin vermiş Yaradan Nisan yağmuruyla yur çiçekleri Gez dolaş kasveti kaldır aradan Gönül yarasına sür çiçekleri Çiğ
[HAR]İÇTEN GAZEL (EYLESEN)
Ey devletlû sultanım / dem-i devran eyle sen Hicrinle bîzâr canım / n’olur derman eylesen Diz çöktüm boynum’ büküp / lütfeyle kanım’ döküp Eline
HABERSİZ (ADE YAZAR)
Belki gelir diye ümit şehrinde Bırakıp gideni beklemekteyim Sesli sessiz akan zaman nehrinde Günleri günlere eklemekteyim… Terk edip giderken yolcu hancıyı Unutmaz ki
ANNEMLE HASBİHÂL
“Zamanı döndürmek mümkün olmuyor Ne cümle kursam da yerin dolmuyor” * Sılaya götüren pabucun olsam Suyunu içtiğin avucun olsam Vuslat dileğiyle orucun olsam Niyetim
İNAN Kİ…
Telafi eder mi hiçbir kaç tebessüm senden? Kahrımdan efkârıma banıyorum inan ki… Ruhumu öyle yordun ayrıldı sanki tenden, Kendimi hepten mağdur sanıyorum inan ki…
BUGÜN
Sırların yerini, biliyor yazan Bu gözler şiire diyarsız bugün Mahremim eşildi heceler hazan Aşkın suhuleti duyarsız bugün Gönülleri çelmek başa dert olur Ayrılık










