– YASİN MORTAŞ * kelimelere iliklenmiş şiir ışığıyla sezdim Afşin’in teessürünü bacalara küskünlüğünü öğrendim ve kütür kütür öksürdüğünü şiirin uysal ırmağıyla ve içimde
Yazar
LÂL-MELÂL
– MEHMET OSMANOĞLU * Ben mi suçluyum şimdi şehlâ nigâhı varken Bu dümensiz geminin acep kimdir kaptanı? Bu hüznün sebebini uzaklarda ararken
BEKLEYİŞ MEKTUBU
– İLKER GÜLBAHAR * ben seni bir annenin yavrusunu kokladığı gibi göğsüne bastırıp kurşunlardan sakladığı gibi bekliyorum bozkır toprağının sarı sıcakta yağmuru beklemesi gibi
MİNGAN SEVERGEM
*İlker GÜLBAHAR * Senden manga kalgan, bu eşsiz annak Örtedi aklımı, mingan severgem İbarlı betikin, elimde ancak Elçim elçim emet, neden severgem Gülbahar sökeldir,
Hüzün Bulutu
TAYYİB ATMACA
BİR ÇOCUK BİR ÖZLEM
– MEHMET OSMANOĞLU * İsli gaz lambasının yağlı katran kokusu Ve titrek ışığında bir çocuğun uykusu… Silindir sobaların kızaran yanakları Mevsimin ürpertici uğuldayan rüzgârı…
MAHZUNÎ BABA’YLA BİR HATIRA
– MEHMET BİNBOĞA * “Bir gün bu dünyadan adım silinir Hani bizim Mahzunî’miz derler oy…” Rahmetli Mahzuni Şerif’in türküleriyle ne zaman tanıştım hatırlamıyorum; Esasen
ILITILMIŞ BİR ISLIK ÇAL
*YASİN MORTAŞ * ılıtılmış bir ıslık çal çalılığın arkasından yüzüme batarsa ağla batmazsa güneşe dön buhurdan vakti tut ve sar güneşi ipine günü içine
MASALCI NİNE
– MEHMET GÖREN * Köyde tek başına yaşayan yaşlı bir nine vardı. Masalcı Nine derlerdi. Her gün masal anlatırdı çocuklara, gençlere… Kumaş fistan giymişti
BU YAĞMUR
– MEHMET OSMANOĞLU * Bu yağmur ki, kül* renkli bulutlardan, Her damlası kurşun gibi bu yağmur En gecikmiş, en taze umutlardan El çektiren, netâmeli










