gitmelerden arta kalan yorgunluk
soğuk ve metalik seslerle dokunuyor yaralarıma
soluk soluğa peşine düştüğüm hayal
gibi yerini unutuyor
sayfalarca tutuşan bakışlarım
sayfalar kapanıyor ben unutunca
telaşlı adımlarla geçiyorum göklerin kıyısından
dur bunlar ellerim ayazda kalmış yaprak
dur önüm ardım karanlık
her yenilgiden sonra bir yurt aradım kendime
sensizlik girdabında kaybolmadan
bul beni
haydi dokun
bulut bulut dağılsın gözlerim
gülümsemek yüzümde paslı bir yara
çoğalırken içimde tortuların bastırdığı düşler
gurbeti çoğaltan gamzelerinle
vur beni
ah bir u/yansam
kurumuş çiçekler gibi durmasa yakamda hüzün
içimden toplasan sesimi
derin bir uykunun kollarından düşmeden
çağır beni
*
AKİF DUT
