O, TÜRK ŞİİRİNİN SON DÖNEM ŞAH DAMARLARINDANDI.

O; Türk diline, Türk kültürüne ve Türk dünyasına büyük hizmetleri dokunan; Türkçenin duru zarif ve latif sesini şiirlerine ve nesirlerine yansıtan; Anadolu’dan Uluğ Türkistan’a hasret nâmeleri gönderip gönül köprüleri kuran; bir ömür Türk edebiyat ve kültürüne önemli eserler miras bırakan çok kıymetli bir şair, yazar ve mütefekkir olarak;

Ben Altay dağlarından koparak geldim
Yüreğimde Türkistan’dan bin bir nakış var
Çok şükür aslım da neslim de belli
Türk’üm, Müslüman’ım o dağlar kadar

Ben Türkmen’im, Özbek’im, Kazak’ım, Kırgız’ım ben
Azerbaycan Türkleriyle aynı kandanım
Kıpçakları, Uygurları aşkla duyanlardanım
Ben ki Tatarlardan, Gagavuzlardan
Çuvaşlardan, Bozkurtlardan, Oğuzlardanım
.[1]

dizelerini kaleme aldı. O; halis bir Türk, kamil bir mümin, kadim bir Türk milliyetçisi, samimi bir vatanperver ve medeniyet değerlerimizin hadimi ilim ve irfan sahibi bir dava adamı olarak gök kubbede bir değil birçok hoş sada bıraktı.

O, “Anamızın ağzımızdaki ak sütü” olan güzel Türkçemizi, yürek yangınında yoğurup gönül teriyle mayaladığı ve her mısraında kendimizden bir şeyler bulduğumuz aşka, sevdaya, hasrete ve gurbete dair şiirlerini;

Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden,
Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.
Hiç kimse aramasa sormasa beni
Sen gelsen yeter.

 

Huzur ellerinin güzelliğidir.
Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
Her sabah soframızda ekmeğimizi
Sen bölsen yeter.

 

Yüreğim, seninle yaylalar kadar serin

Ne bir çizgi hasret”, ne bir nokta gam…

Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam

Sen dolsan yeter.[2]

 

Gurbetin cemresi düştü içime

Karardı yine gökler.

Yalnızım bu şehirde, yapayalnızım…

Ne ben kimseyi beklerim,

Ne kimse beni bekler.

Ayrılık bir sızı gibi nabzımda
Ve şakaklarımda domur domur ter.
Her derdi çekmeye razıyım ama
Bulaşmasaydı keşki dudaklarıma
Bu isimsiz, paramparça türküler
.[3]

diye dile getirdiği sade ama içli ve insanı yüreğinden yakalayan mısralarla çok nazenin ve naif bir biçimde terennüm ettiği gibi;

Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma
Gözlerin İstanbul oluyor birden.

Akşamlardan, gecelerden senden uzağım
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen…
Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün birdenbire çıkıp gelmesen.
[4]

Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkâr
Ve yine içimde şarkılı sesin.
Gözlerimde çizgi çizgi duraklar,
Duraklarda hayâl-meyâl sen misin?

Bu nasıl yürekten söylenmiş makam?
Dinlediğim bütün türkülerde gam.
Lâleli -Aksaray arasında bir akşam
Dinlediğim tatlı masal sen misin?
[5]

dizeleriyle de hissiyatını unutulmaz mısralarla kaleme alırken, duygularımızı kıyama durdurdu ve gönüllerimizi de aşka getirdi.

O; “Dîn ü devlet mülk ü millet” aşkını her şeyin üstünde tutarken;

 

Ben Antepliyim, Şâhin’im ağam.

Mavzer omuzuma yük.

Ben yumruklarımla dövüşeceğim.

Yumruklarım memleket kadar büyük.

Hey!Hey!..

Yine de hey hey!..
Kaytan bıyıklarım, delişmen çağım…
Düşman kurşunlarına inat köprü başında
Memleket türküleri çağıracağım.

                      . . .

Hey, hey!
Yine de ey hey!
Al bayraklar altında kara bir kartal gibi
Yaşamak ne güzel şey.
[6]

mısralarıyla Türk’ün mücadele azmini ve istiklâl aşkını anlattı; tarihî hâdiseleri ve inandığı gerçekleri hiç kimseden çekinmeden, sözlerini eğip bükmeden dosdoğru ortaya koydu.

            O; Türk şiirinde farklı bir çizgi ve gök kubbede nev’i şahsına münhasır bir ses bırakırken; insanımızın derdini, sevincini, hayat tarzını, yoksulluğunu, hasretini ve hüznünü kelime kelime, mısra mısra dizelere dökerken bazen “Sivas’ta Yoksul Çocuklar” şiirinde;

Sivas’ta Ulu Cami avlusunda çocuklar
Yalvaran gözlerle etrafa baka baka
Açıyorlar küçük esmer avuçlarını:
-Emmilerim sadaka!.. Emmilerim sadaka!..

Hükümet Konağı’nın yanında biri
Bir kemik kalmış bir deri
‘Boya-cila yimbeş, boya-cila yimbeş’ diye ağlıyor
Ve daha fırça bile tutamıyor elleri…
[7]

derken; şahit olduğu hayatın gerçeklerini,yürek yangınında pişirdiği duygularla anlattı ve“Türkiye’m Anayurdum Sebebim Çarem” şiirinde ise yine mazide kalan yılları;

Ben, kağnılarla yaylılarla büyüdüm geldim
Çocuk yüreğimi yakan türküler dinleye dinleye…
Mahzun kağnılarınla, nazlı yaylılarınla
Ve tozlu yollarınla sevdim seni Türkiye!

O tezek topladığım kırlar, yaylalar…
Başına oturduğum, ekmek yediğim tandır.
Türkiye’m, Anayurdum, sebebim, çarem…
Taşına toprağına vurgunluğum bundandır…
[8]

dizeleriyle kelimelere döktü, okuyanları alıp çocukluk yıllarına götürdü ve hep yaptığı gibi şiirleriyle kalplerimize dokundu.

O; vatan gibi kutsal, ekmek gibi mübarek, Türkçe gibi leziz, su gibi aziz, gün ışığı gibi tertemiz, gökyüzü kadar engin bir yüreğin sahibi olan analarımız için;

Ne güzel hayatı analarla yaşamak

Yürekleri temiz, alınları ak

Duyguları bile haramdan uzak

Sıcak analar bilirim.

 

Yurdumuzun, yuvamızın orta direği

Dünyadaki varlıkların en mübareği

Elimize diken batsa yüreği;

Yanacak analar bilirim.[9]

 

Bütün odalar sessiz, dualarda adım yok
Sabrım bir dirhemden az, çilem kırk batmandan çok
Senden sonra tadım yok
Kolum yok, kanadım yok!

     . . .

Gün değil, ay değil, böyle her sene…
Tenha sokaklara savruluşum ne?
Seni arıyorum deli-divâne:
-Anne! Anne! Anne!..
[10]

 

şiirlerini yazarak, insanımızın yüreğindeki anne sevgisini damıtılmış dizelerle şâhikalaştırdı ve Rahmet-i Rahman’a giden annelerimize duyduğumuz hissiyatı hasret yüklü kelimeler ve çok içli ifâdelerle dizelere döktü.

O; Ötüken’de yola çıkan, Mekke’nin Tevhid nuruyla yıkanan, Medine’de “Gül” aşkıyla gönlünü dolduran, turkuaz bir sevda ile hem hâl olan ve tefekkür burcundan;

Bir alem düşünürüm ezan sesinde
Bir alem: Ötenin çok ötesinde.
Kimseler görmese, gidip diz çöksem;
Ağlasam caminin bir köşesinde…

Cebeci Camisi’nde Kur’ân okunur.
Ve büyür içimizde bir bilinmez yerimiz.
Çiniler, kubbeler, mermer sütunlar.
Yanar kandil kandil yüreklerimiz.

           . . .

Her gün yeni baştan iri ve güzel.
Bir beyaz gül gibi açar gönlümde şafak,
Ne güzel ya Rabb’im; Rabb’im ne güzel,
Türk-İslâm yaratılmak…
[11]

diye seslenen edebiyat dünyamızın asırlık çınarıydı.

O; Türk-İslâm davasına inanan, “Acaba biz niçin kendimizden başka herkese benzemek istiyoruz? Ve biz niçin özümüzü kökümüzü kötülemeyi ilericilik sanıyoruz?[12] sorusunun cevabını kitapları, yazıları ve konferanslarıyla ortaya koyan cesur bir mütefekkirdi. O; inandığı değerlerin eriydi, Müslüman Türk milletinin samimi bir neferiydi, küfre karşı dipdiriydi ve Türklüğe meftun bir gök börüydü… O; ecdadımızdan tevarüs ettiği letafet ve nezaketi şahsiyetiyle kıyama durduran, gönül ve ruh dünyasındaki asaleti yazılarına, sesine ve hitabetine yansıttı; kalemiyle sadece şiirin itibarını değil, dilimizin vakarını, düşünce dünyamızın turkuaz damarını ve tarih hafızamızın esrarını da yeni ufuklara taşıdı…

O; “Yalnızlık”, “Duvak”, “Seninle” ve “Harman” isimli şiir kitaplarının yanında; “Türkistan Türkistan”, “Üsküp’ten Kosova’ya”, “Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır”, “Avrupa’da Türk İzleri”, “Sözün Doğrusu – I”, “Sözün Doğrusu – II”, “Dilimizdeki Dikenler”, “Gidenlerin Ardından”, “Unutamadıklarım”, “Ârif Nihat Asya’nın Sevgi Mektupları”, “Âşık Veysel”, “Serdengeçti Geldi Geçti”,  “Vay Başıma Gelenler”, “Kılıçlar ve Kalemler”,Tabuları Yıkmak”, “Hatıralar Işığında Cumhuriyet Tarih Okumaları”, “Gönlümdekiler ve Ötekiler”, “1944-1945 Irkçılık-Turancılık Davası’nda Sorgular-Savunmalar”,“Efendime Söyleyeyim”, “Elçibey – Azerbaycan’ın Unutulmaz Lideri”, “Muhsin Başkan” isimli gezi, dil, kültür, biyografi ve yakın tarih konularında pek çok eser kaleme aldı.

O; zihinlerde iz bırakan esir Türk illerine dair;

 

Bizim türkümüzde gurbet var artık.
Hasret var, yürek var, toprak var balam
Gönlümüzü sımsıcak alan topraklar
Tiyan-Şan, Kadır-Gan Dağları’na dek uzar
Kim demiş vatanımız Edirne’den Kars’a kadar.

Kerkük’te kurşunlar ansızın bizi vurur
Sürüklenir sokaklarda başsız cesetlerimiz
Zulüm bir hançer gibi içimize oturur
Bir mağara devrinden arta kalan insanlar
Kerkük’te kan kusturur…

Uzar gider bir sessizlik içinde
Bir uçtan bir uca Türkistan toprakları
Beyaz altın dediğimiz pamuk tarlalarına
Çöreklenir yedi başlı kızıl yılan
Baş kaldırsa esarete yeni bir Osman Batur Han
Bebekler bile vurulur beşiklerinde
Kana boyanır Türkistan
.[13]

dizelerini yazdı,yıllar yılı Türklük şuurunu ve Turan ülküsünü gönüllerde bayraklaştırdı…

O; gönül seferberliğini Yesevî erenlerinin irfanıyla,

Yeniden cemre gibi düşmek toprağa
Yeniden haram etmek gece gündüz uykuyu…
Yûnus Emre gibi atsız-pusatsız
Yeniden fethetmek Anadolu’yu.

       . . .

Yeniden inanmak Yaradan’a huzurla

En Son Elçisi’ni şahdamar bilmek

Biz Hun türküsüyle, Selçuk yüreğiyle

Yeniden Türklüğe eğilmek.[14]

diyerek kıt’a kıt’a terennüm etti ve Anadolu’nun çektiği çileleri, “ölüm yataklarında ne doktor yüzü ne ilaç gören hastaların” dertlerini, hep şehit olunca hatırlanan, sonra yine unutulan Anadolu insanının hâlini ve öz vatanında gurbeti yaşamanın elemini de

Ben Anadolu’yum!..

Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç.

                        . . .

Gittim, yiğitçe döğüştüm gazâ meydanlarında
Ne tak-ı zaferler istedim, ne taç…

Savaşta çiğnetmedim hilâli düşmanlara
Barışta düştü üstüme gölge gölge haç…

Ben Anadoluyum, acılı, mahzun;
Bende bitmez tükenmez dert kulaç kulaç…
[15]

diyen beyitlerle dile getirdi ve en hüzünlü gerçekleri çok çarpıcı ifadelerle anlattı.

            O; kelimelerin tarifte aciz kaldığı “üç harf – beş nokta” diye vasfedilen,“lambada titreyen alevi üşüten”, asla “hudut çizilmeyen” ve “kâğıda yazılmayan” aşkı;

Sözde senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla
Bazen sessiz sevdasın ipekten kanatlarla

Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarda
Adını yazıyorum bulduğum fırsatlarla
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
Baş başa kalıyorum sonunda heyhatlarla
Sözde senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla…

 

Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle,

Öldür bendeki beni, sonra dirilt kendinle,

Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle,

Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle.

Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle,

Ama her defasında geri döndüm seninle.

Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle?

Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle.

 

Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n’emsin?
Bâzen kız kardeşimsin, bâzen öp öz annemsin
Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin
Eksilmeyen çilemsin
Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dâiremsin

Çâresizim çâremsin
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n’emsin?
[16]

 

diyerek;  çok lirik mısralarla ve yüreklerimize dokunan kelimelerle anlatırken gönül tellerimizi de titretti…

O; “Gittikçe Artan Yalnızlığımız”a yeni bir yalnızlık eklerken,eserleri ve gönül zenginliğiyle gönüllerimizetaht kurdu veşâir, yazar, fikir adamı olarak Türk edebiyatının ve düşünce dünyamızın mümtaz şahsiyetleri arasında yer aldı.

O;

Bir Peygamber sofrasıydı soframız:
Biraz tandır ekmeği, biraz çökelik…
Yoksulluğunla da bağlandım kaldım sana
Mecnunlar gibi üstelik.

Türkiye’m! Hasretim! Kınalı türküm!..
İç içe güzellik, uç uca kahır
Yüreğimi bin parçaya bölseler
Her parçası yine seni çağrışır.

dedi, şiir ve türkü tadında bir ömür yaşadı, hayatı şiirlerinden daha duygulu, şiirleriyse hayatından daha güzel ve daha da anlamlıydı…

O; “Ölmek” şiirinde, hiçbir insanın hatadan münezzeh olmadığını bildiği için;

Arkamda bir yığın sevap ve günah
Belki bir gece yarısı, belki bir sabah…
Çeşmeler daha türkülü, ırmaklar daha gümrah
Akarken ölebilirim…
[17]

diyordu… Aslında; “Hayat, ölümün şerefine yazılmış bir kasideden başka bir şey değildir.[18]Ve ölümü anlamlı kılan da yaşanan hayatın hayra medar bir ömür olmasıdır. Yüce Rabbimiz, yaptığı güzel işler sebebiyle O’nun da seyyiatını hesenata tebdil eylesin ve taksiratını affeylesin.

O;

Gelir bir bir, gider bir bir, kalır BİR,

Gelen gider, giden gelmez bu bir sır.[19]

hükmünce ve Yahyâ Kemâl’in;

Bir bitmeyecek şevk verirken beste

Bir tel kopar âheng ebediyyen kesilir[20]

 

mısralarında ifâde ettiği hâl, 28 Eylül 2025 günü vaki oldu ve “tel kopunca” O’da fani dünyadaki misafirliğini tamamladı. O; şiiri üzgün, Türkçeyi mahsun,Türk Dünyası’nı suskun ve kar beyaz sevdaları anlatan duru, zarif ve içli mısralardan bizleri yoksun bırakarak dünya gurbetini terk etti ve aslî vatanına gitti…Ve şuaranın;

Ne zaman bir şâir ölse

İnceden bir yağmur yağar…

Ve yarım kalmış bir şiirin

Üzüntüsüyle ıslanır yapraklar…

dediği gibi,O da emanetini “Sonsuzluğuın Sâhibi”ne teslim etmek için Bâkî Âlem’e sefere çıkan “Sessiz Gemi”ye bindi, ardında terlemiş gözler ve ıslanmış yanaklar bırakarak…

Şair ölür, şiirleri kalır… Yüreğiyle konuşan ve gönül dilini konuşturan şairlerin mirası mısraları ve kıtalarıdır.  O; gönüllerde iz bırakan unutulmaz dizeleriyle, Hak ve hakikati önceleyen eserleriyle aramızda yaşamaya devam edecek ve asırlar boyu nesillere hem ilham kaynağı olacak hem de yol gösterecektir.

Ve Türk şiirinin son dönem şah damarlarından Yavuz Bülent Bâkiler de dünya sürgünü tamamladı, Âlem-i Cemâl’e vuslat için Hakk’a yürüdü. Cenâb-ı Allah rahmet ve mağfiretiyle, Efendimiz Aleyhisselâtü Vesselâm’da şefkat ve şefaatiyle sarıp sarmalasın. Ruh-i revanı şad ü handan, mekânı Cennet ve makamı âlî olsun. …

Aziz ruhu için el-Fâtiha…

30 Eylül 2025

                        Dr. Mehmet GÜNEŞ

[1]Yavuz Bülent Bâkiler, Harman, Tûran, 209; Türk Edebiyat Vakfı Yayınları, İstanbul, 2008.

[2]Yavuz Bülent Bâkiler, Seninle, Sen Sen Sen,16-17; Polat Ofset, İstanbul, 1991.

[3]Yavuz Bülent Bâkiler, Yalnızlık, Gurbet, 7; Türkmen Yayınları, İstanbul, 1982.

[4]Yavuz Bülent Bâkiler, Seninle, Gözlerin İstanbul Oluyor Birden,16-17

[5]Yavuz Bülent Bâkiler, Yalnızlık, Lâleli Aksaray,12

[6]Yavuz Bülent Bâkiler, Yalnızlık, Antepli Şâhin, 65

[7]Yavuz Bülent Bâkiler, Duvak, Sivas’ta Yoksul Çocuklar, 9; TürkmenYayınları, İstanbul,1982.

[8]Yavuz Bülent Bâkiler, Seninle, Türkiyem Anayurdum Sebebim Çârem,62

[9]Yavuz Bülent Bâkiler, Duvak, Analar – II, 19;

[10]Yavuz Bülent Bâkiler, Seninle, Seni Arıyorum Deli Divane, 5

[11]Yavuz Bülent Bâkiler, Yalnızlık, Cebeci Câmisi, 52

[12] Yavuz Bülent Bâkiler, Sözün Doğrusu – I, 35; Türk Edebiyatı Vakfı, İstanbul, 2008.

[13]Yavuz Bülent Bâkiler, Duvak, Bizim Türkümüz, 47

[14] Yavuz Bülent Bâkiler, Harman, Yeniden Fethetmek Anadolu’yu, 52

[15]Yavuz Bülent Bâkiler, Duvak, Anadolu, 37-38

[16]Yavuz Bülent Bâkiler, Seninle, Şaşırdım Kaldım İşte,6-7

[17]Yavuz Bülent Bâkiler, Duvak, Ölmek, 33

[18] Ahmet Hamdi Tanpınar, Hikâyeler (Yaz Yağmuru / Abdullah Efendi’nin Rüyaları / Kitapların Dışındaki Hikayeler), 98; Dergah Yayınları, İstanbul, 2011.

[19] Lâ-edrî

[20] Yahyâ Kemâl Beyatlı, Rubâîlerve Hayyam Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş, Vehbi’ye, 36; Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2004.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Deneme Bonusu Veren Sitelerescort konyaonline casino australiagrandpashabetdeneme bonusu veren sitelerbetasusbetwooncratosroyalbetonline casino australiagrandpashabetescort konyaescort bayan istanbulonline casino australia bestsakarya escortgrandpashabetgrandpashabet instagramgrandpashabet güncel girişgrandpashabet instagramgrandpashabet instagrambetasusdeneme bonusu veren siteler 2026deneme bonusu veren siteler 2026deneme bonusu veren siteler 2026deneme bonusu veren siteler 2026deneme bonusu veren siteler 2026romabet 2026grandpashabet güncel girişgrandpashabetgrandpashabet güncel girişgrandpashabetspincoHoliganbetjojobetholiganbetErosMacTV ile canlı maç izle! Selçuksports, Taraftarium24, Justin TV alternatifi. HD kalitede kesintisiz canlı maç izle. Süper Lig, Premier Lig,casibomdizipaljojobetPusulabetPusulabetcasibom güncel girişcratosroyalbetjojobetjojobetPusulabetHoliganbetextrabetroyalbetbetebethttps://tosafe114.com/alobetromabethiltonbetHoliganbet GirişHoliganbetHoliganbetpusulabetpusulabet girişjojobetjojobet güncel girişjojobetjojobet güncel girişpusulabetpusulabetcasibomcasibom girişjojobetjojobet girişjojobetjojobetjojobet girişpusulabetpusulabetgrandpashabetgrandpashabet girişmeritkingpusulabetgrandpashabetpusulabetsekabetgrandpashabetmatbetdinamobetmeritkingbets10matbetbets10meritking girişmeritkingmarsbahis resmi girişmeritkingvdcasino girişcasibomcasibom girişmeritkingbetsmovemeritking girişmatbetmatbetgrandpashabetmeritking girişmarsbahis güncel girişbetsmove girişzirvebetVaycasino Girişgrandbettingcasibomyakabetkulisbetmeritkingyakabetwinxbetsuratbetatlasbetcasibom güncel girişvaycasinocasibommeritking güncel girişjojobet girişteosbethilbetcasibomtrendbetbetcioVaycasinoPerabetPerabet girişmegabahisjojobetvaycasinobetsmovecasibomcasibom girişbonus veren sitelerPusulabetjojobet girişradissonbetngsbahisbetsatbahiscasinorinabetrinabetyakabetpadişahbetbetnanojojobetpusulabet güncel girişjojobetvaycasinograndpashabetmeritkingmeritkinggrandpashabetmarsbahisbetpasbetturkeysonbahisbetsmovegrandpashabetmeritking güncel girişjojobet girişjojobetmilosbetefesbetcasibom telegrammarsbahisrealbahis güncel girişjojobet güncel girişmarsbahismarsbahis girişcasibombetsmovebetsmove girişjojobetslot siteleriJojobetbetsmove güncel girişHoliganbetvaycasinocasibomgrandpashabetartemisbetasyabahisvdcasinocratosroyalbetgrandpashabetcasibommeritkingmatbetHoliganbetcasibommarsbahisjojobetjojobetcasibomcasibomcasibom girişcasibomKulisbetHoliganbetjojobet
Facebook
Twitter
YouTube
Instagram