
sustuklarımla sus/a/madıklarım arasında kaldığım şiir
çizikle başladı çatlağı yerin
kulağı vardı sağır oldular
uğultu: üzerime yağan toz
öyle ağırdı ki kar soğuğu
çırılçıplak ayaklarını sokuyordu buz
“yılan”
sessiz sedasız gözlerimden akıttığım ve akıt/a/madığım şiir
haziran sapsarı saçlara bürünmüş
kiremit rengi toprak ağlıyor habersiz
bayram da çakışmış ölüm ile
mızmızlanma “haziran” sana kesildi işte tüm acılarımın bileti
güldüklerimle gül/e/mediklerim şiir
sığamıyorum
dar geliyor kelimelerin manası yüreğime
zulüm, ölüm, doğum, bahar, kış, yaşam
yaşadıklarımla yaşa/ya/madıklarım şiir
elinde çekiç
vurdukça acıtıyor kalbimi
bu anılar canlı kesin
tenimi canımdan sökerek gidiyor
hele bir de uzun yollar var döşeli diken
yalnızlık çöl
içimde yangın geceleri üşütüyor beni
çöz çöz bu bir bilmece
kaç yıl geçti
elinde kalem dejavu
hep aynı son aynı başlangıç
son nokta nokta bitiş
noktadan sonra yeniden büyük büyük harflerle başlar yaşam
rüya mı rüya içinde
bu sallanan gemi benim evim mi
ev bir canavarmış yuttu kelimelerimi
gidişi rüya olsa
ah ne acımasız bir şiir “keşke”
tüm cümleleri yutuyor
ölüm sıfır
ölüm şiir
geride kalanlar hikâye.
*
– AYŞE ARSLAN
