
kerkük urumçi srebrenitsa gazze
haddini bilmiyor işte bu acıların
çarşaf çarşaf ıslak hüzünleri
vicdan sustu
gölgeler yitti
kuytulara sinmiş
bu zifiri karanlıkta neyin nesi demeyin
çünkü yankılanır susturulmuş öğlenin çığlığı
göğe astığım hüzünler
palazlandı kabına sığmaz oldu
sanki geçmişin mahkemesindeyim
atalarım tanık ben sanık
alevli eliyle yakamdan yapıştı güneş
göz gözü görmüyor karanlıkta
kırlangıçlar uykuda
naftalinli kanatlarında sessizlik
çırpınmayı bekler
bir ışık sızsa sandığın kapağından
yusuf hala kuyuda
kırık tırnaklarıyla bekliyor ışığı, sabırla
saklı bir seherde, buluşsun umut ışıkla
*
Kazım GÖK
