
bir kuş sökünü göğümde
düşüyor toprağın, suyun damarlarına
kızıl ve kara, ışıl ışıl
renklerin sorgusuzluğunda
firari düşlerden geriye kalan
kubbelensin bu kentin üzerine
o yakadan bu yakadan
tüm yamaçlardan
gök yaprak yaprak
altında manzara
çürümüş ahdin tortusunda
azade, bu aşkı bana bahşet
efsunlu parklarında kadının unuttuğu acı
eritiyor tüm kalabalıkları
kapanan yolların eşiğinde
duruyor, akmıyor
baldan ve sütten pınarlar
ümide kapılırsın
sinsi bir çehrenin karanlığı
çökerken tüm vadilere
ağır yaralar, rüzgârın son dalgasında serinler
savaşın boyunduruğunda
boğulur mu ovalar?
şafağın çaresizliğinde
ressamın tuvalindeki yarım kalmış solgun renkler
tufan dekoru sırılsıklam
geçer akçe sayıldığında
geriye kalan
bir soluk kan kristali.
*
MERYEM YARDIMCI KÜÇÜK
