İKİ KÜLAH DONDURMA

Hep oradalar. Tezgâh açar gibi, gün boyu tezgâh başında bekler gibi… Şehirlerarası karayolunda, eski garajla perşembe pazarının kurulduğu alan arasında uzanan üst geçidin eski garaj tarafına basan ayağının dibinde… Bir anne; biri kız, biri oğlan, iki çocuk… Üst baş perperişan… Perşembe pazarından şu çocuklara tanesi yüz liradan iki tişört çok rahat alınır. Herhalde bakanların, gelip geçenlerin üste yok, başta yok demeleri için bu hal. Yani yapılan iş gereği, meslek icabı. Üst başlarını böyle açıkladık diyelim, ya elleri, yüzleri! Tencere karası sürülmüş gibi kalın bir is tabakası ardında kaybolmuşlar. Saçlar keçe gibi bir birine girmiş. Sabun yoksa su da mı yok? Sokaklara kedi köpekler için bırakılan sularla yıkasalar bile pürü pak olur şu gözlerinden başka ışık görülmeyen yüzleri.

İçim cız ediyor. Yazık şu yavrucaklara. Gariptir, kadının ne halde olduğunu ne hissettiğini önemsemiyor, düşünmüyorum. Aklım çocuklarda… Dilenci milletine kolay kolay para vermiyorum. Prensip falan değil, sonradan gelişen bir huy… Hep şu televizyon, gazete ve sosyal medya yüzünden. Falan yerde yakalanıp karakola götürülen dilencinin üstünden bilmem şu kadar para çıktı. Bankada yüklü bir hesabı varmış. Kirada apartman daireleri… Hepsi, daha doğrusu çoğu bu derece varlıklı değildir şüpesiz. Hem sana ne be adam! Ameller niyetlere göre değil mi? Sen niyetine bak. Allah rızası için verdikten sonra kaybeden sen olmayacaksın.

Yeni iş yerime gidip gelirken burası yolumun üstü. Neredeyse her akşamüstü aynı manzara. Kadın sırtını üst geçitin demir ayağına yaslamış “Allah rızası için bir sadaka…” diyor. Aynı cümleyi tekrarlıyor sürekli. Çocuklar kâh yanında oturuyor kâh annelerinin görüş açısından çıkmadan çevresinde oynuyor.

Ben ne zaman böyle taş kalpli biri oldum. Ürpermeyen kalpten, yaşarmayan gözden Rabb’ime sığınıyorum.

Başı önünden kalkmayan kadın Allah rızası için bir sadaka istiyor. Çokları gibi “Allah versin!” demiyorum da duymazdan geliyorum. Kafamı öte yana çeviriyorum. Geçip gidiyorum eve, huzura, uzaklara. Onlar orada duruyorlar. Ben başımı çevirdim, geçip gittim diye kaybolmuyorlar. Elleri yüzleri kir pas içinde. Rengi kaçmış yırtık tişörtleri… Çırpı gibi kol ve bacakları… Hep bir şeylerle meşguller. Ellerinde çöpten çıkardıkları yumurta kolisi, konserve kutusu… Çerden çöpten oyun kurmakta mahirler.

Yaz bütün ihtişamıyla inmiş şehre, saltanat sürüyor. Sıcak yakıyor adamı. Rüzgâr bile ateş gibi esiyor. Dağlıyor eli yüzü. Ter içinde kalıyor üç beş adım yürüyen.

Yaz aylarının bir güzelliği olarak her köşe başında bir satıcı. Şeftali, kiraz, erik, kayısı, üzüm. Ege şehirlerinin güzelliği bu. Hem taze hem ucuz… Eve varınca çocuklar elime bakıyor. Baba bize ne getirdin diye. Bende alışkanlık oldu. Eli boş gitmemeye çalışıyorum. Çikolata, gofret, kek… Bu mevsimde her gün bir başka meyve… Çok değil, bir kilo. Hem taze taze yiyelim hem evde bekleyip ziyan olmasın.

Şeftali aldım iki kilo. Saysan yedi sekiz tane anca… Tam bize göre yarısını akşam yemeğinden sonra götürürüz.

Yolum yine aynı. Çok az değiştiriyorum bu yolu. Bildiğim yolda ezbere yürümek zihnen dağlara, tarlaya, çay kıyısına yürümek demek benim için. Gönlüm nereye isterse oraya… İçinde bulunduğum yer ve zamanın dışına çıkmak gönlümü hoş ediyor. 

Ezbere bildiğim yolda dağları aşsam, ovaları geçsem, uzaklara gitsem bile endişeye mahal yok. Nasıl olsa ayaklarım evin yolunu biliyor rahatlığı içimde. Yol aynı olunca zamanla tanıdığım esnafla, sokaklarda oynayan çocuklarla, işe gelip giden ahaliyle bir aşinalık peyda oluyor. Göz göze gelme, gözle başla başlayan selamlaşmanın günaydın, hayırlı işler, iyi akşamlarla söze dökülmesi… Önce selam, sonra kelam… İyi hissettiriyor insanı bu neresini tutsan elinde kalan dünyada.

Üst geçidin başına gelince her zamanki manzara karşılıyor beni. Anne başını kaldırıp bakmadığı için beni tanımıyor. Bunca zamandır Allah rızası için kendine metelik vermeyen adamdan yine Allah rızası için sadaka istiyor. Ama çocuklar öyle değil. Göz göze geliyoruz. Tebessümle selamlaşıyoruz. Yakından değilse de uzaktan tanıştığımız pekâlâ söylenebilir. Yine göz göze gelip gülümsüyoruz birbirimize. Sevimli şeyler… Umursamıyorlar annelerine bir kerecik de olsun para vermememi. Tebessümleri yorgunluğumu alıyor. İnsan olduğumu hissediyorum. İnsan gibi davranıyorum. Hiç düşünmeden, boşta sallanan, bir ileri bir geri aylaklık eden elimi otomatik bir makine gibi diğer elimdeki poşete sokup üç şeftali alıyorum. Uzatıyorum kardeşlerin büyüğü olan kıza. Bir daha gülümsüyoruz. Birbirimize böyle teşekkür ediyoruz. Söz yok, gözlerimiz konuşuyor. Gözler yalan söylemez. Böyle bir şarkı vardı sanki.

İnsan vermenin, paylaşmanın tadını almaya görsün. Kuş gibi hafifliyor. Veren el alan elden üstündür buyrulmuş. Biz yarım hurmayla da olsa sadaka verin diyen peygamberin ümmeti değil miyiz?

Çok iyiyim. Kapıyı açan hanım “Ne o?” diyor, “Ağzın kulaklarında!” “Çok şükür!” diyorum. “İyiyim işte!” İnsanın kendini iyi hissetmesi bu kadar kolay…

Tadını aldım, durur muyum? İki gün sonra rengârenk çiçek gibi açmış iki külah dondurmayla vardım yanlarına. “Merhaba!” dedim “Nasılsınız?”

Gözleri çakmak çakmak “Dondurmalar bize mi?” dedi oğlan.

Başımı salladım. Gözlerinde arzı endam eden yaz güneşinin sıcaklığında dondurma gibi eridi yüreğime çöreklenen dünyanın gamı kaseveti. Unutuverdim gurbette bir garip olduğumu. İki yeni arkadaşım vardı artık.

*

ERGÜL ALTAŞ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

madsalads.comescort konyagrandpashabetGrandpashabetgrandpashabetescort konyagrandpashabetJojobetpusulabet girişjojobet girişholiganbetbursa escortchild pornsuperbetindizipalgrandpashabetjojobetholiganbetjojobetimajbetmatbetpusulabetgrandpashabetgrandpashabetpornokavbetholiganbet girişholiganbetjojobetmariobetgrandpashabetpusulabet girişchild pornjojobetgrandpashabetholiganbetholiganbetholiganbetgrandpashabetjojobetjojobetjojobetjojobetbetgitbetgitromabetbetgitcratosroyalbetgrandpashabetbetgitgrandpashabetgrandpashabetbetgitcasinolevantesbet girişgrandpashabet girişgrandpashabetesbetbettiltsekabet girişbahiscomtambetesbetcashwinvdcasino girişbetpuanteosbet girişpalacebetromabetteosbettlcasinoromabet girişamkbet giriştlcasino girişamkbetamkbet girişsonbahis girişsonbahisbetcio girişpornopornotipobetbettilt girişcasinolevantjojobetbahiscasinobahiscasinoholiganbet girişcashwincasibombaymavi girişbaymavicasibomGrandpashabetJOJOBETcasibom
Facebook
Twitter
YouTube
Instagram