
–
Koca koca adamlar temel için geldiler,
Bacalar diktiler ki iki minare boyu.
Sarı sarı coniler kasılarak güldüler.
Kimseler bilmiyordu, alkışlıyordu neyi?
–
Ceyhan’ı getirdiler, göl yaptılar dibine.
Parayı bilmeyenin para girdi cebine.
Bacalar göğü yırtar, dev dediler türbine.
Uzadıkça uzadı, savdık haftayı ayı.
–
Her gün üç beş cenaze ağıtlarla kaldırdık,
Beyaz baretli gavur ne dediyse oldurduk,
Afşin’i, Elbistan’ı yabancıyla doldurduk;
Ahırları ev ettik dörde katladı sayı.
–
Biri beşe yaptılar, yıllar sürdü bitmesi,
Bize mutluluk verdi bacaların tütmesi,
Gün geçtikçe azaldı kuşun bile ötmesi,
Milleti zehirlerken gidenler aldı payı.
–
Güzelim bu ovayı delik deşik ettiler,
Yapanlar teslim edip ülkesine gittiler,
Elektrik diyenler emeline yettiler,
İşsiz bu memlekette iş buldu emmi, dayı.
–
Gün geçtikçe çoğaldı boynu delik adamlar,
Meğer toptan yazılmış bizim için idamlar.
Ağaçlar da şaşırdı, kışın açtı bademler.
Dağlar görünmez oldu, küle gömdük kaç köyü.
–
Kanseri öyle gördük, kader dedi bilenler.
Son nefes imdat dedi, anlamadık ölenler.
Meğer oyanlar imiş gözümüzü silenler,
Ninni çaldı ağalar, uyu garibim uyu!
–
Çalgın çolak yaşadı nefeste zorlananlar,
Köşelere sığındı çok çekip horlananlar,
Birer birer fıstılar, sustular erlenenler;
Duman duman yükseldi, buhar eyledik suyu.
–
Verilen ömür bitti, yenisini yaptılar.
Gün geldi beylerimiz projeden saptılar,
Haraç mezat satıldı, açık gözler kaptılar;
Her tarafı düz kontak, dumanlı daha iyi.
–
Fil(i)treye gerek yok, külü verdi havaya.
Kar bile kara yağar, hüzün çöktü ovaya.
Kömür pişti ocakta yağ koyunca tavaya
Binleri feda ettik doyururken bir beyi.
–
Tertemizdi havamız cebimiz boş olsa da
Yazın geri açardı güller güzün solsa da
Millet gördü çarnaçar katlanıyor yılsa da
Ceyhan şaşkındı, sustu, gam aldı hurman çayı.
–
Bakmadı görmediler sular boşa akarken
Kalender ömür bitti akışına bakarken
En yağlı zamanında halk madalya takarken
Kurulalı karşıydım, bittim vah deyi deyi…
*
HAŞİM KALENDER

