– YAREN KAYIP * bilmez mi ki sırattır gülüşüyle ölüşümün arası nuh’un tufanı kopar her gün içimde hiç kuyuda unutulur mu yusuf hüsnün atlası
Yazar: admin
HÜZNÜN DOKUNULMAZLIĞI TELLERDE
– RIDVAN YILDIZ * mademki hayat arabesk bizi telaş ezecek suları kopar musluklardan esaret taarruza geçer demirlere doğru tabelalar intiharda yağmurdan evden ayrılma, terin
EY HÜDA’M
– DAVUT MORTAŞ * kelepçeye vurulmuş mahpushane misali sinem pencereden sızan güneş parçası donuk bedenime titreyen ellerime / ne çare kulakları sağır bir gardiyan
DÜŞÜN ÇATLAĞI
– ARAS ALTUNBEY * içe dönük hazin karanlık açıktı odadan ve sızan benlikten bulaşık bütün parçaları dövül gel kaburgalarımda gölgenin ayaklarında kal ve
GÖLGEMDEKİ AĞRILAR
– RIDVAN YILDIZ * izler koparılmış toprağımdan pembe bir serçe yağmurda sıcacık insan ağaçlardan daha çabuk çürüyor hele anlaşılmıyorsa başka çaresi yok sussam beni
GÜZ SANCILARI
– SERDAR YILDIRIM * mevsimler de yitirdi rengini yağmurun faydası yok şimdi hâla toprağa inanıyor kurumuş otlar balıklar da göçtü sularla yıkılmış bir şehir
REHİN SEVİNÇLER
– HASAN PARLAK * hüznü doyurulmamış bir sonsuzluk sofrasıdır zaman küstürülmüş pınarımdan o son susuzluğuma sunulan billur kadehler ve yıldız düşlerimizle gecenin ince sızısına
HASRETİM OLMAKTAN ÇIKTIN ŞİMDİ
– OYHAN HASAN BILDIRKİ * bu tarafta güneş ötede sen bakalım hanginiz aydınlatacak beni nazlım mı nazlananım mı yerinde duramıyor yüreğim mutluluktan ölüyorum bir
MAHALLİ SANATÇILAR
– MURAT KAPKINER * Sorun galiba şu: Mahalli sanatçının yapıtını evrensel kılabilmesi. Merhum Neşet Ertaş gibi. Ankara radyosunda ilk yayınlandığı zamanlar mahalli sanatçı diye
OLUR
– YUSUF DOĞDU * Bahar ayında nevruzda, Bir şenlik başlar oğuzda, Türklük dillenir kopuzda, Altayların yeli olur. * Ta Ergenekon’dan beri, Türk’tür tanrının askeri,










