Ben kendimi arıyorum Dağda mıyım taşta mıyım Talan ettim mevsimleri Baharda mı kışta mıyım * Söyleyin dostlarım bana Niye geldim ki cihana Kıyar mı
Yazar: admin
VEFA
Bir fincan kahveye kırk yıl hatırı Yükleyen erdemin adıdır vefa Sevgiyle ıslanıp gelen fetiri Ortak bölüşmenin tadıdır vefa * Hısım akrabayı sevip saymaktır Komşunun
HAL-i TEFEKKÜR
Bedir KILINÇ * Kelimeler münferit bir ‘aşk geceler yıldızla tahayyül saadet en tatlı ızdırap rüyalar inkişaf Gözyaşlarım mim mim adında saklı adın mühim mühim
BOŞLUK ACISI
Gözlerim doludur Yüreğim fırtınalı Ağlayası bir halim var Dindirme / sorma… Annemi toprağa verdim Toprak da gitti İnce bir çiçek gibi yaprağa tutundum Yaprak
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNE
Karlı dağlar başında elli, altmış bin asker Vatan, millet aşkıyla, imanla dolu kalpler. Uzaklardan gelerek cepheye gidiyorlar, Dillerinde tek bir söz, o da: Allah-u
KALENDER ÇİÇEĞİN HİKÂYESİ
Kartal kanatları altında saklanan dağın adı; Binboğa’dır. Koca bir dağ nasıl olur da kartal kanatları altına saklanır diyene, bir hikâye içinde de olsa ne
ÇİÇEKLER
Ali İhsan Kekeç * Alca morca rengin vermiş Yaradan Nisan yağmuruyla yur çiçekleri Gez dolaş kasveti kaldır aradan Gönül yarasına sür çiçekleri Çiğ
ESKİ EV
Elimdeki adres beni bir binanın üçüncü katında yer yer boyası atmış, kahverengi ahşap bir kapının önüne getirdi. Kapının topuzundan tutup bana verilen anahtarı deliğe
[HAR]İÇTEN GAZEL (EYLESEN)
Ey devletlû sultanım / dem-i devran eyle sen Hicrinle bîzâr canım / n’olur derman eylesen Diz çöktüm boynum’ büküp / lütfeyle kanım’ döküp Eline
HABERSİZ (ADE YAZAR)
Belki gelir diye ümit şehrinde Bırakıp gideni beklemekteyim Sesli sessiz akan zaman nehrinde Günleri günlere eklemekteyim… Terk edip giderken yolcu hancıyı Unutmaz ki










