Sabah mahmurluğu dağılıyor içimi ürperten sessizliğin kollarından. Küçük derenin billur sesiyle çınarı selamlamasını dinliyorum. Dut ağaçlarından yayılan bahar kokusu esir almış telaşlı adımlardan ürken
MANŞET
KIRMIZI ELBİSELİ KADIN
Saat beşte uyanmıştım. Hava çok soğuktu. Otogarda otobüsü bekliyordum. Otobüsler peronlara hızla geliyor, eski yolcular iniyor ve tekrar yenisi geliyordu. Otobüsten yeni inen çocuklar
KIŞ AYAZI
Üşümüş yanlarını saracak bir ablası olmalı her insanın. Sen soldun ya ablam, ben kış ayazındayım şimdi! Elim ayağım tüm bendenim buz gibi bu aralar.
YİRMİ YIL SONRAKİ KENDİME
Sevgili Kendim, Böyle klişe bir giriş yapmayı hiç istemezdim aslında. Ama şu anda sana bir mektup yazmak zorundayım ve bu ifadeyi kullanmam gerekiyor. Biliyor
Yazar Sadık Arslan ile EFSUS’A DÖNÜŞ’ü konuştuk.
Şu ana kadar Edebiyat Dünyasına 4 eser kazandıran Afşinli Yazar Sadık Arslan ile son çıkan eseri EFSUS’A DÖNÜŞ’ü konuştuk. Soğuktu ve Kar Yağıyordu, Balikte
UMUT
geceleri oturuyorum rüzgarlar ve sessizlik arasında ağaçlar ve çığlıklar gölgeler ve yağmurlar ben uçuşla dolu bir kelebeğim uçuş buruşuk kanatlarıyla ıslak ve boş anılarla
YARA İZİ
büyüdükçe öğrendim çocukken değil insan düştükçe büyüyor geçen yara, geçmeyen iz ölüyor birkaç defa gülmekten uğunan çocukluk sonrası bir avuç dünya dünya dolusu
MÜSLÜMANLIK HIRKASIYLA ÜŞÜYORUM
Önce tövbe etmeli bütün heves ve isteklerimize, Sonra hamda varmalı dilimiz, Sözü silah, şiiri helal kılan Rabb’imize Sıyrılmalı manasız davalardan, Kudüs demeli… Davanın hakikati,
ZÜMRÜT/ ZÜMRÜT KAFES/ ALDANIŞ/ AŞK SARHOŞU/ AŞK DEDİKLERİ
O aşk dedikleri bu olsa gerek Durmadan yanıyor hep yanıyorum. Ömür geçer gider derdim severek Anladım ki güzel aldanıyorum. – Derdim karşılıksız aşk yeter
ÜÇ DEM KUDÜS
I-/ Miraç ile âlemim, /kentlerin ön sözüyüm, Çizmiş âli kalemim, /ben Yusuf’un yüzüyüm. Güzellik benim kasrım, /Kubbet’üs Sahra tacım, Layemud benim asrım,/Kudüs Kalesi burcum.










