“Unutma emi” dedi verirken kitabı… İçine saklayamadığı çiçeği eliyle tutarken utangaç edayla… “Büyüyünce..Hani sen okuyup uzaklara gitcen yaa işte o zaman eline alıp bu
MANŞET
DENİZMİSİN DERYAMISIN SEN NESİN?
Tutuldum dalgana alaborayım Denizmisin deryamisin sen nesin Sevdana düşmüşüm nasıl durayım Denizmisin deryamısın sen nesin? * Gözlerin büyüler alır götürür Hele Bakışların beni bitirir
GÖÇ ÇİÇEĞİ (Gülpembe)
Benim en güzel türküm sendin. Ay şafağında seni özlemek, sabahları ilk günaydını senden almak ne güzeldi. Hiç konuşmazdın ama yine de saatlerce sohbet ederdik.
Şair Cahit Günay; “Kaldırımlarını dahi özlediğim memleketimde kaldırımları görememek ne acı”
Türk Dünyası Şairlerinden Afşinli hemşehrimiz Cahit Günay, Afşin ziyareti kapsamında Afşin Merkez Yayın Grubunu da ziyaret ederek Genel Yayın Yönetmeni Halil Demir ile de
GÜL NAKIŞLI FERMANDIR AŞK
İnce ince nâzenince Yürek yürek okuduğum Kirmanlarda iplik iplik Kilim kilim dokuduğum -Gül nakışlı fermandır aşk * Belâ berzah çilesine Gam yüküyle katlandığım ‘Acısını
NE BİLEYİM
Yar sırrına aklım yetmez Çözemiyom ne bileyim Yüreğimden sızın gitmez Bezemiyom ne bileyim * Engellerimiz yok olsa Gelecek günler ak olsa Sözlerin bana ok
NANKÖR KİM?
Çocukken balık avına meraklıydım bir gün Hurman çayında evlerden uzak bir mevkide balık avlarken çalıların içine bir kedi üç tane yavrusuyla kaçtılar çeketimi çıkarıp
SÜTÇÜ MİNİK VE BALKONCU KIZ
Küçük balkonun korkuluk demirini yalamak en büyük zevklerimden. Bütün çocuklar sokaktayken ben neden evdeyim anlamıyorum. Uysal bir kabullenişle içten içe isyanımı biriktiriyorum geleceğe. Sütçü
Ben Bilirim
tam da göğsünden vuruldu masum bir arı kuşu çırpınıyor çimenlerin üstünde ben bilirim üstü açık yaranın içten içe kesintisiz nasıl kanadığını günahsızların gözü önünden
DERT ORTAĞIM ULU DAĞLAR
Başı pare pare ey ulu dağlar Derdimi sizlere dökmeye geldim Lale sümbül çiğdem kokulu dağlar Çamınız çıraymış yakmaya geldim * Arz edeyim tane tane










