– hû devirlerin sesi dervişlerin nefesi şimdi gönüller âmâ âşiyan ten kafesi gamı tartamaz kantar kırık iki kefesi hüküm veren gizli el garîbe âşinâdır
ŞİİR
YALAN
ne meraklı fidanlar varmış oysa acı ile büyümeye çalışan insanlar gibi toprağa bağlandıkça içine sinmiyor yağmurlar… türküler vardı güzel söylenen içten dökülen kalpten öykü
YALANLANMAYAN ŞİİR
sonraki gün bıyık bıraktım ilk iş zamanı ve fakir fiilinin düşmek halini sonra gidip sonrayı oldum tabi bu bir gerçekleştirmekti gerçeği işte bunu da
SIRRI DÖKÜLEN AYNA
İçimde içli bir ses adın söyler, Ateşin ormanı yakışı gibi. Kuşların kentinden gözlerin geçer, Dönüp de ardına bakışı gibi. * Bağbanın elinde kırılgan çiçek
APPLE ELMA BANANA MUZ
– değil mi ki sırtımız acıdan iki büklüm değil mi apple elma, değil mi banana muz tuş takımı türkçe q, mouse desen plastik çaşıtlar
YALNIZ ŞEHİR SANCILARI
“Kudüs’e” bu şehri bir yerlerden tanıyorum bu ağacı, bu toprağı ve gökyüzüne asılı hilali sokakları kuşatan kurşun izlerinden ve barut kokulu bu
NELER OLUR
Aç kardeşin bir ah çekse ırakta Sofranda bal olsa zehir oluyor. Fani el sallarken bu son durakta Nefsime sorunca tehir oluyor. – Hiç hasta
BİR EŞİKTEN BİR EŞİĞE
erdem insanlığın tek süsü gibi erdem, eylemlere hürmet katarken değmek gönüllere ak kanatlarla. …. yollar hoş bir şafak türküsü gibi yollar akşam yakut güneş
SORGU/ZAMAN
Bitti koca bir yıl daha!diyordun ya dünyalık sınır algınla ve rak kam lar la yıl 20..tü/ yeni bir yıldı dünyâleme güya! gerçeğiyse hep yinelenen
DANYA İLE RAİD
kahve kokan kurşunlar aldı güzel danya’yı. filistin’de bir genç kız vuruldu güpegündüz. hangi çığlık uyarır zulme sağır dünyayı? ırzımız senelerdir çiğnenmekte düpedüz. – o










