– MUHAMMED KORKMAZ * lâle toprağının çarmıhına ters asılmış bir esintidir cilo dağlarından savrulur göbeğinden gözyaşları bir peygamberin karanlık yazgısına anemon damar damar koklanır
ŞİİR
SANDIN
– MEHMET MUHLİS ŞEPİK * Kurudu dallarım gençlik çağımda, Çiğ düşen gönlümü sen kış mı sandın? Gonca güller açmaz oldu bağımda, Gözde ah-u zarı, sen
SENİ BEKLEDİM
– FAİK KUMRU * Bir gönül hikâyesi görürsün belli ki sen Otuz yılı harcadım bulduğun eskisi ben. * Nerede kaldın ey yâr,senelerce bekledim! Gençliğimi
ŞEHADET MEVSİMİ
– FİLİZ KALKIŞIM ÇOLAK * hadi kalk murat iki yanına düşen kollarını boynuma dola çoban menekşem ak sütüm anadolu’m kalk kırdılar mı körpe kanatlarını
ŞEN ŞAKRAK ÇOCUKLARDIK
– RECEP ŞEN * biz şen şakrak çocuklardık ahret kardeşiydik birbirimizle ne hile bilirdik ne de eğrilik korku ve hüzün uğramazdı semtimize uzanırdık yemyeşil
YÜREĞİNİZE DÜŞEN O GİRDAP
– OĞUZ KAYIRAN * Ayık Özdemir’in derin acısına Ve Deniz’in talihsiz yazgısına – Atlas dağının kuzunu yalayarak indi görünmez o rüzgâr koynuma
GÜLÜ
– İLKER GÜLBAHAR * yediveren gibi dört mevsim açar gönül gergefinde işlersen gülü kuruyup dökülür kalınca naçar dikenine basıp taşlarsan gülü * ateş gibi
ŞAHİT KALSIN
– HAŞİM KALENDER * Sessiz, duru duruşum bulutu ıslatmakta; Burcu burcu kokarken toprak gel eylemekte. Çektiğim çilelerin, tadı kaldı damakta Yüzümdeki çizgiler, hepsini söylemekte.
GERİ DÖN
*YADULLAH RÜYAYİ – Farsçadan Çeviri: Nasrin Zabeti Miandoab * GERİ DÖN geri dön ey yorgun kervan geri dön tuzun zihni kısır ve çoraktır kömürün
GÜN BATIMI BİNEĞİ
– MEHMET OSMANOĞLU * soğuk t/enli tahtalar birbirine çatılmış ürperip gölgesinden gölgem bile kaçıyor kanı çekilen bir ten içine kapatılmış gizemli bir el sanki










