
*
özde akıllıyımdır o toplara girmem ben
kayış gibi bir yüzüm iğneli bir dilim var
işte kolay evde zor çarşılarda geçirgen
beni yalnız bir kurdun bakışları yakalar.
*
hazırım yok olmaya sürüden uzaklaşıp
şıp deyince damlarım çadırların üstüne
döner şehre saparım sarp tepeleri aşıp
altı nedir ben bilmem bilincimin üstü ne.
*
son derece inceyim beni tarif edersem
çubuk gibi bir şeyim bükülünce kırılan
çapağını övmeyen gözde kusur ararım
her şeyi terk ederim gırtlağıma sarılan.
*
anahtarın kilitle pervazla pencerenin
duygusal ilişkisi gözümü yaşartıyor
daracık bir odada nasıl büyüyor cenin
yıl geçiyor süratle gözümde yaş artıyor.
*
var mı bir ilişiğim sizce de tuhaf mı şu
aşkla benim arama giriveren dargınlık
mertlik midir kurşunun takılıyor oluşu
ne etsem akıp gider içimdeki yorgunluk.
*
tıbbi bir hastalığım varoluşsal bir kaygım
yok miş’li geçmişimde iyi yerlere varmak
pencere pervazına kalmadı bitti saygım
benim tek doğru işim kaseti başa sarmak.
*
ERCAN SAĞLAM
