ZAMAN, YAŞAM VE İNSANIN HAKİKATİ ÜZERİNE 

Yaşamak veya yaşamda kalmak: Biri ötekinin yerine kullanılabilir mi, söz gelimi bugün aramızda yaşayan herkes yaşamda mıdır, yaşamak için bir suret şart mıdır? Her canlı yaşıyor demeli mi yoksa yaşamda kalıyor demekle mi yetinmeli?

Yaşamda kalmak fiziksel canlılıktır; sözgelimi dallarını sonsuz göğe açmış temaşa halinde bir kızılçam, kanatları kar tanelerini dahi incitmesin diye zarafetle uçan kar beyazı bir gök güvercini veya tüm büyüklüğüne ve heybetine rağmen kuş yürekli uysal bir mavi balina, tüm bunlar canlıdırlar ve yaşamda kalmak için soluksuz deveran ederler.

Ancak ve yalnız temel ihtiyaçlarla varlığını sürdürmek gayri iradi canlıların doğası gereğidir ve olması gerekendir, ne yargılanırlar ne de yadırganırlar. Peki ya iradi varlıklar: Hayatın çok yıkıcı ve ağır koşullarıyla sınanan ve tüm deveranını gayri ihtiyari temel ihtiyaçlar istikametinde tanzim etmek zorunda kalan insanlar elbette belli bir ölçüde mazurdurlar ve bu iktifa hâli bağışlanabilir; zira insaf bunu gerektirir. Ya, yaşamaya imkânı olup da yaşamda kalmakla yetinenler hoş görülmeli midirler?

Termodinamiğin ikinci yasası olan entropi yasası evrenin en temel yasalarından biri olarak kabul edilir ve evrende düzensizliğin sürekli olarak tek yönlü arttığını söyler, yani evren oluştan bozuluşa doğru eğilim halindedir. İnsanın fiziksel sürecini ele alalım doğar, büyür, gençliğinde gücünün zirvesindedir, orta yaşa doğru fiziksel aksamalara dair sinyaller gelir, ilk yaşlılık belirtileriyle insanda panik başlar, orta yaşlılıkta çaresiz bir kabulleniş olur, ileri yaşlılıkta ise ekseriyetle hafıza kaybından mütevellit büyük kopuş ile süreç neticelenir.

İnsanın iç dünyası da benzer süreçlere yazgılıdır. İnsan hayata masum duygularla, iyi niyetlerle, saf düşüncelerle başlar. Zamanla ve yaşanmışlıklarla insan bu yetilerini birer birer yitirmeyi öğrenir. Toplum tarafından masum duyguları incitilir, iyi niyetleri sorguya çekilir, saf düşünceleri alay konusu edilir. Böylece kendisinden ayrı düşen, özüne yabancı kalan insan varlığa şahit olmak yerine sahip olmak sanısına-sanrısına kapılır.

Peki, zamanın ve hayatın yıkıcı etkisine karşı ne yapmalı, ne tedbir almalı? Zamana ve hayata ve onu türlü vaatlerle yeraltına çeken arzularına ve korkularına karşı meydan okumalı, her gününü son gün kıymetinde bilip cesaretle yaşamalı. Peki ya yaşamak onun doğası nedir, yaşamda kalmak kaygısından yükselip yaşamaya nereden başlamalı?

Yaşamaya başlamanın ilk şartı büyük varlık sorularıyla yüzleşmektir, bunun için büyük sorular sormalıyız. Ha, bu arada büyük sorular karmaşık felsefi sorular değildir. Büyük sorular bir çocuk masumiyetiyle sorulan, ihtişamını sadeliğinden alan basit sorulardır. Büyük varlık soruları ise temelde iki tanedir: Nereden geldim ve ölünce ne olacağım? İnsan hayatını şekillendiren esasta bu iki sorudur. Zira tüm yaşamımız eninde sonunda varlığımıza atıfta bulunduğumuz kaynağa sadakatle şekilleniyor? Yaşamın kaynağına dair yapılan atıf nihayetinde yaşamdan sonrasını da doğal olarak belirler. En azından bizim zihnimizde bu böyledir ve başlatan aynı zamanda nihayete de erdirendir. Varlık sorularını ciddiye almayanı yaşam da ciddiye almaz ve henüz ona ulaşamadan yaşamda kalmakla yetinmemizi söyler. Dolayısıyla yaşamak ciddi bir iştir, gereken özveriyi ve ciddiyeti bekler bizden.

Kant aydınlanma için “İnsanın aklını kullanmaya cüret etmesidir.” der. Varlık sorularına ciddiyetle yaklaşmak için bu söz iyi bir başlangıç noktası olabilir. Bu soruları ciddiye almayanların ödünç alınmış cevaplarının iyiliğe dair dönüştürücü kudretinin olmadığı yeterince açıktır.

Bu faslı geçtiğimizi varsayalım: Varlık sorularıyla yüzleştik, gereken ihtimamı gösterdik ve büyük sorulara büyük cevaplar aldık. Artık yaşamaya başlayabilir miyiz? Evet, başlayabiliriz ancak sadece bir başlangıç yapabiliriz. İşte orada başka büyük bir soruyla karşılaşırız: Hangi menzil üzere yön tayin edeceğiz, yaşam gemisi dev okyanuslarda kendi yolunu yani hakikatini nasıl bulacak? Herkes kendi hakikatinin sırrına vakıf olma sorumluluğuyla doğar. Yaşamak insanın kendi hakikatinin peşinde koşmasıdır. Hakikatinin peşinde koşmayansa sadece yaşamda kalmakla yetinir, neyle yetindiğini ve neyi yitirdiğini bilmeden. Peki, hakikat nedir? Tek midir, yok değilse herkesin hakikati farklı mıdır? Hakikat tam olarak bilinebilir mi, bildirilebilir mi? Hakikatin kaynağı nedir?

Bize göre hakikat evvela ikiye ayrılır: Mutlak hakikat ve mukayyet hakikat. Mutlak hakikat tektir, kudretini tekliğinden ve kaynağını tek olandan alır. Kadim olandır. Zamandan ve mekândan bağımsız, değişmez ve sarsılmaz olandır. Sebeplerin sebebi, hakikatlerin hakikatidir. Mukayyet hakikat ise zamana ve mekâna bağlı olanların hakikatidir ve tek değildir. Her insanın hakikati kendine özgüdür. İnsanın birinci hakikati doğar doğmaz ölüme yazgılı oluşudur. Her insan kendi ölümüne yazgılıdır. Bu sebeple insanın ilk hakikati ilk çelişkisidir: Öleceğini bilmek ama yine de ölmeyecekmiş gibi yaşamak. Bu ilk hakikati yani öleceğini bilmek önemli olanla önemsizi, gerekli olanla gereksizi, değerli olanla değersizi yani karşıtların yaşamdaki yerini belirler, her şeyi layık olduğu yere tayin eder. Bu ise yaşamın altın değerindeki iki kavramına zemin hazırlar: Denge ve ölçü.

İnsanın ikinci hakikati varlık sorularıyla yüzleşmek zorunda oluşu ve dolayısıyla yaratıcıyı anlamak mecburiyetinde kalışı, ancak O’nu tümüyle kavramanın mümkün olamayacağını bilmenin çelişkisini derinden hissedişidir. İnsanın üçüncü hakikati doğar doğmaz üzerine giydirilen ve bir ömür onlarla yaşamak zorunda bırakılan çeşitli esvaplarla hesaplaşmak mecburiyetinde kalışı, bunların kendi hakikatini görmeye engel birer perde olup olmadığını anlamak zorunda oluşu ve tüm bu bilinmezlere rağmen yolunu bulmak için tercihlerini yaparken özgür irade sorununu hiçbir zaman tam olarak çözemeyecek oluşudur.

İnsanın bir diğer hakikati ise onu göklere çıkarabilecek kudreti ve yeraltına itebilecek sefaleti bil kuvve (potansiyel olarak) iç dünyasında barındırıyor oluşudur. Azametimizin ve sefaletimizin kaynağı içeridedir başka yerde değil…

İnsanın hakikati çoktur, herkes kendi hakikatinin peşine düşmekle mükelleftir. Zaman ve hayat yıpratıcı etkisiyle buna engel olur. Hakikat için soluksuzca direnmek gerek. İyi olmak yetmez, iyi kalmak gerek. Göklere yükselmek için içe dönmek, içe bakmak, zatımıza ve O’nun zatına bakmak gerek, sufice değişle “dönende duranı, duranda döneni görmek” gerek. Ölümden önce bir yaşamın olduğunu bilmek ve ölmeden önce yaşamak gerek.

*

– SEMİH GEÇEN

ZAMAN, YAŞAM VE İNSANIN HAKİKATİ ÜZERİNE ” için bir yorum

  1. Semih Geçen, Zaman, Yaşam ve İnsanın Hakikati Üzerine başlıklı denemesinde “yaşamak” ile “yaşamda kalmak” arasındaki farkı varoluşsal bir derinlikle ele alıyor. Metin, insanı biyolojik süreklilikten ibaret görmeyen; onu hakikat arayışı, irade ve sorumluluk ekseninde konumlandıran güçlü bir düşünce hattı kuruyor. Zamanın ve hayatın yıpratıcı etkisine karşı insanın ancak büyük varlık sorularıyla yüzleşerek, kendi hakikatinin peşine düşerek gerçekten “yaşayabileceği” vurgulanıyor. Mutlak ve mukayyet hakikat ayrımı ise hem metafizik hem insani boyutta metnin omurgasını oluşturuyor. Bu yazı, okuru konforlu bir yaşamda kalma hâlinden çıkarıp, cesaret ve ciddiyet isteyen sahici bir yaşama davet eden kıymetli bir tefekkür metnidir. Kalemine, mürekkebine sağlık.

Yusuf Temür için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Deneme Bonusu Veren Sitelerescort konyaonline casino australiagrandpashabetdeneme bonusu veren sitelerbetasusbetwooncratosroyalbetonline casino australiagrandpashabetescort konyaescort bayan istanbulonline casino australia bestsakarya escortbetasusdeneme bonusu veren siteler 2026deneme bonusu veren siteler 2026deneme bonusu veren siteler 2026deneme bonusu veren siteler 2026deneme bonusu veren siteler 2026romabet 2026grandpashabet güncel girişgrandpashabetgrandpashabet güncel girişgrandpashabetspincoHoliganbetjojobetholiganbetErosMacTV ile canlı maç izle! Selçuksports, Taraftarium24, Justin TV alternatifi. HD kalitede kesintisiz canlı maç izle. Süper Lig, Premier Lig,casibomdizipaljojobetjojobetjojobet girişcasibom güncel giriştambetjojobetjojobetPusulabetPusulabetextrabetkolaybetnerobetcasibomalobetromabethiltonbetHoliganbet GirişHoliganbetHoliganbet Girişpusulabetpusulabet girişjojobetjojobet girişjojobetjojobet girişpusulabetpusulabet girişcasibomcasibom girişjojobetjojobetjojobetjojobetjojobet girişpusulabetpusulabet girişmeritkingmeritking güncel girişpusulabetpusulabet güncel girişmatbetgrandpashabetgrandpashabet girişmatbetholiganbetdinamobetmeritkingbets10grandpashabetbets10meritking girişmeritkingmarsbahis resmi girişmeritkingmeritking girişpusulabetpusulabet girişvdcasinobetasusvdcasino güncel girişpusulabetmeritkinggrandpashabetmeritking girişmatbet güncel girişbetasuszirvebetbetnanogoogle hit botuyakabetkulisbetmeritkingyakabetwinxbetsuratbetatlasbetcasibom güncel giriştimebetcasibommarsbahis resmi girişjojobet girişteosbethilbetcasibomtrendbetbetcioMeritkingBetasusBetasusmegabahisholiganbetvaycasinobetsmovecasibomcasibom girişbonus veren sitelerjojobet girişmatbetbetparkbetgitartemisbetpadişahbetroyalbetroketbetbetinekulisbetcasino sitelerijojobetmatbet güncel girişjojobetkulisbetmeritkingmarsbahismarsbahisbetturkeybetpasdinamobetbetebetsonbahisbetsmovegrandpashabetmatbet güncel girişjojobetjojobet girişjokerbet girişjokerbetcasibom telegrammarsbahisnitrobahisholiganbet girişmarsbahismarsbahis girişcasibombetasus girişgalabet girişjojobetroyalbetJojobetgalabetHoliganbetvaycasinocasibomgrandpashabetgrandpashabetasyabahisvdcasinoklasbahismeritking güncel girişpusulabet güncel girişvdcasino resmi girişpusulabet resmi girişVaycasinocasibommarsbahisjojobetjojobetcasibomcasibomcasibom girişjojobetholiganbetmarsbahispusulabetjojobet girişMeritking Girişvaycasino
Facebook
Twitter
YouTube
Instagram