* göçülür konulurdu oba oba konulur göçülürdü evler içinden eller içinden kaderden ve kederden kırlardan karlı dağlardan yârdan, nârdan, yöreden, töreden kendinden göçülürdü gidenler
MANŞET
Yüzeydeki Geçici Işıltının Derin Hafızası
KÖPÜK Sevmek bir hatıranın suda yansımasıdır Az köpük beyazıyla yüzümüzü güldüren Ben hiç ona bilerek uzun süre bakmadım Bilmedim neydi köpük ne yaparsak kaybolur
BOZKIRDA GÜN NASIL BİTTİ
Bakmasını bilen gözler için vakur bir romantizm gizlidir bozkırda. Bir tutam yeşil görürseniz hayat belirtisidir bu; bir dere boyunda üç beş söğüt demektir. Bir
FAZLA MESAİ VI
isa’yı ben öldürdüm, sizin suçunuz değil; size yutturan benim tarih denen zokayı. doğrudan muhalefet ettim bozuk düzene, mefisto’ya benzettim suyu kesen sakayı. – bir
ŞAİR VE ÖYKÜCÜ MESUT DOĞAN’LA SON KİTABI “GÖKYÜZÜ ARAYAN” SANAT VE EDEBİYAT ETRAFINDA BİR SÖYLESİ
Söyleşen: M. Nihat MALKOÇ * Söyleşimizin başında bize kendinizi tanıtır mısınız? Mesut Doğan kimdir? -Afyon doğumlu. Eskişehir’de ilk ve ortaokul. Bursa Ziraat Lisesi yatılı.
NAZENDE
kâh kehkeşan kâh mahtır bir münevver lahza bütünlük nâzende inayetini falezlerime çarptırma nâzende börklü başımı mesih’ten ayır sen çalap değilsin ki karşı kıyıda
SEN MUTEBER
– Sen; yıldızların omzuna değdiği çeribaşı, Ben; ruhuna Fâtiha okuduğu mezar taşı. Yükseltilecek diye bir ruhsuz, bir müptezel baş; Benim ayaklar altında çiğnenen o
MUŞTULADIN BAHARI GÖZLERİNDEN
gözlerim asılı kaldı kirpiklerinde yüreğime işledim ilmik ilmik serden geçtim sır vermedim ezberleyip hece hece adını anlamlar çoğalttım kendime gözlerime yıldız düşürdün geceden
BU GECE
* Zemheriden kalma bir rüzgâr esti Bir lahza umudu astı bu gece Az geldi suyuna kırıldı testi Haykırdı kalemden kustu bu gece * Kaldırımlar
BİR DÜNYA MELEĞİ
Arada dağlar var. Çok şükür dağları aşan yollar var. Gönül hep yolda. Ya sılaya gidiyor ya sıladan dönüyor. Sıla demek, anne demek… Yurt orasıdır,










