gri betonlar üzerinde renkli ışıklarını izledim öylece geçer gibi geçtim içinden oysa sen benim içime yerleştin martı seslerinle ve yükselen minarelerinle yabancı kalabalıklarınla tanış
MANŞET
ŞAİRİN KOLUNA SAATSİN
… Üstad Nuri Pakdil için kudüs, ey hüzne yakışan şehir ümmetin solgun çiçeği ölümden öte vatan göklerin övüncüsün sen söylemeye dudak
DAKTİLO
Kaç tuşuna dokunarak uzaklaştığım kente, aynı daktilonun dön tuşuna dokunarak yaklaşıyordum. Kalbimin emaye kaplı yüzeyine düşerek sesler çıkaran anıların peşine düşmüştü ayaklarım. Bozuk saat
VAROLUŞUN YÜKÜ
– ERCAN SAĞLAM ŞİİRİNDE BİREYİN YALNIZLIĞI VE YABANCILAŞMASI – “Kıt’a Dur Tüfek Omza Uygun Adım Marş Ve… 2” adlı şiir, insanın varoluşsal sancılarını, iç
VAR OLMAK
İnsanın bu dünyadaki en büyük derdi varlık problemi: Ben neyim? Kimim? Niçin bu dünyaya geldim? Geldim de ne yapacağım? Yani hayatımın amacı nedir? Kimileri
DOĞUŞUN MÜJDESİ
açıldı cehennemin kapıları, çıkardılar deccal’i yıkıldı surlar, üşüştüler şehirlere yecüc mecüc misali kan emici vampir, satanist ruhlular sardı şimali şeytan ittifaklı siyon yıldızı gölgeledi
ADAMLIK MİSYONU
Ey ülkemin geleceği hür gencim Boş işlere esir olma dikkat et! Çalış öğren gerçekleri gör gencim Adam gibi adamlığa gayret et! * Gençlik sana
PALMİRA’YA AĞIT
düğününde kumların rüzgarlarla geliniydin çöllerin destan dillere giydiğin nedir garbın karasından ey palmira? saklambaç oynardın yıldızlarla sığınarak ayın ardına kandilli cümbüşünle, nihayeti nedir
SESSİZLİĞİN ARDINDAN
6 Şubat sabahının soğuk karanlığında Elif sessizce uyuyordu. Dışarıda kar taneleri usulca yeryüzüne düşerken evin içinde huzur hâkimdi. Bir gece önce Elif ve ailesi
KARA TOPRAK
Savaş nedir? Savaş iki tarafın da yıkımından başka hiçbir şeydir. Yıkılan sadece devletlerin otoritesi değil, asıl yıkılan şey her şeydir. Yıkım bir çocuğun gözyaşı,










