Rafiq ODAY * Ölümün gözləri gülür, – Cavanlar düşür qarmağa. Yağlılar eyş-işrətində, Yavanlar düşür qarmağa… * Önümüzə hər tip çıxır, Xeyir çıxır, şər tip
MANŞET
UNUTTUK
AYŞE ARSLAN – Sayısız yıldız gözlerimizin içine doğar Gece elbisesine bürününce Acılarımız sonsuzmuş gibi Dinmeyecek mi Sonsuz yıldız sığar da gözlerimize Biz sığamaz olduk
Yoxdu Ehtiyacın Sənin, Ay Allah!
Kamran MURQUZOV * Tarixlər boyunca, əsrlər boyu, Yoxdu ehtiyacın sənin, ay Allah! Gördük fəlsəfəin öyrəndik bu gün, Arpanın, buğdanın, dənin, ay Allah! * Fərhada
BU DÜNYA KİMSEYE KALMAZ!
Furkan Dilekci – Bu dünya kimseye kalmaz, bilesin; Er geç kuyusunu kazar herkesin. Tut ki Nuh kadar yaşadın zor bela Sonunda yok olacak değil
BOŞLUK
Uğur DEMİRCAN * Yüzü şişmiş sanki. Çocukluğunda kardeşiyle oynadığı o amuda kalkma oyunundaki gibi, büyük bir basınç hissediyor başında. Bunun olacağını söylemişlerdi aslında, hatta
Şekerci Dede
Okuyacağınız öykü gerçektir. Bir güzel adamın, Şekerci Dede lakabını alarak ahiret yurduna göç eden bir faninin yaşamından kesitler içeren bir öyküdür anlatacağım. Yiğit lakabıyla anılırmış. Çok
AKŞAMÜSTÜ ISLIĞI
– İLKER GÜLBAHAR * yutkununca gerindi gökyüzüne acı bir sirenin parmakları bilemedim kuşlar mı dokundu nefesine yoksa sesler miydi cebimde ağırlaşan ıslık sarındım boşluğa
NASİHATİM KENDİME
– HAŞİM KALENDER * Elinden geleni yap kader ile yarışma “Yağmurundan kaçarken doluya tutulmak var” Tedbirini alasın olacağa karışma Köhne zamana uyup küfrüne katılmak
GÜNEŞLİ GÖLGE
– MEHMET OSMANOĞLU -teyzem ayşe doğanay’a- * süzgündü bakışları, doğuştandı bildiğim gözlerinin içinde engin merhamet vardı etrafında bir huzur, nefesinde sükûnet umut bulmak
ÇOCUKÇA KALACAK YALNIZLIĞIN
– MEHMET MORTAŞ * önünde hayata sığmayan sarp yokuşlardan zihninde büyüttüğün anne yüreğidir masal her kelimen ruhumuzda aşiyan yuvası kapımızın önü boşluğun habercisi sonsuzluk










