I eylül’ün kocaman ağzında ruhumdan kopardığı bir gün ağrısı var II o ısırıp yanağımı baygın çağlar bırakıyor bana III geçip gittiğim zaman koridoru ıslaktı
ŞİİR
MUCİZE YÜZÜN
el değmemiş meryem’in doğurması yüzün senin çorakların hafızasını kendine çeken ırmak gölde yanarak kayık gibi yüzen şamdan ilk tüylerini giyinmiş güvercinleri çağıran bayram yeri
MİRAS
* Doğdun bu dünyaya beşer oldun da İmtihanın zordur göresin oğul! Artık gençliğini yaşar oldun da Bunun önemine eresin oğul! * Yaradılış gayen Hakk’ı
DEĞİŞTİ
* Bir yaman düş gibi oldu hayatlar, Yolumuzu çizen yazgı değişti. Dolaysız, tertemiz bir yaşam idi, Parçalar kayboldu dizgi değişti. * Göksel bir umutla
KABUK
şehre yerleştiriyorsun gülüşünü saçlarını kızıla boyuyorsun mutfak dalgın olunca çayın altını kapatmayı unutuyorsun karıncayı incitecekse düşünmeyi iki elinle yapıyorsun geceyi ise baykuşun gözlerinden boşaltıyorsun
AKIL ERMEZ
* Akıl ermez yaratanın işine, Kolayından verir gücünden verir. Kimisinin bolca verir başına Kimisine azcık ucundan verir. * Para puldan, maldan eder kimini, Tutunduğu
YALNIZSIN EY KALBİM!
vakt ikindi, yeller esiyor serde. eylül bulutları gelip geçiyor, sendeliyor ruhum düşüncelerde. yalnızsın ey kalbim, yapayalnızsın! masmavi göklerde kayıp yıldızsın! içtin ömrünce
AŞK MIYDI ADIN YOKSA?
kuzguni bir akşamüstü dönencenin çarkında kaybolmuş kümelenmiş sığınaklar ararım kamburu sırtımda hayali karabatak silinmiş bir kartvizitte düşler mercek altı ovuşturduğum gözlerim kanar yıpranan
ÜÇ ŞİİR
Başlangıç izolasyonda ve geceleri ve acılık ve yaralar gözlerin beni hayata çağırıyor sesinin yankısı hafızamda akıyor senin yokluğunda sokaklar benimle yabancı ve yıldızlar parlaklığını
SEN HEP ON BEŞ YAŞINDASIN
Şehadetinin yedinci yılında Eren Bülbül’e rahmetle. * Gençleşirsin, yaşlanmazsın. Sen hep on beş yaşındasın! Hep baharsın, kışlanmazsın. Sen hep on beş yaşındasın! *










