– FAİK KUMRU * İnci mercan misali derinlerden beslenir Açık tut kulağını ötelerden seslenir * Diz çöküp huzurunda hüngür hüngür ağlasam El pence divan
ŞİİR
GEÇEN GÜNLER İÇİN
– ARİF ÖZCAN * üzüm karası gözlerinde bir akşam esintisi selvi boyunda dingin bir ırmak dolaşır bilirim içindeki hırçın fırtınayı seni ancak bu rüzgarlar
MAHKÛM
– SONGÜL ÖZEL * gözlerimi gözlerine esir ettim masum bir köle ürkekliğiyle mahpusum, korkuya pusu kuran gözlerim zincire vurulmuş dalmış gitmiş yüreğim ızdıraplara hükmümüz
TOPRAĞINA KAVUŞAN MEZAR
– FİLİZ KALKIŞIM ÇOLAK * puslu bir kasım sabahı ayazı yılgın bir gün daha doğuyor sancıyla çıplaklık utanmış caddelerin koynunda titriyor kaldırım taşları efkârından
KALBEN
– HASAN SONGÜR * İnsan bir şey arıyor. O şey nedir bir bilse… Bir bulabilse… Bu dünyada yaşanabilecek güzelliklerinin zirvelerinde gezinecek. Bir kuru ekmek,
MEVSİMSİZ BEYAZ
– YAREN KAYIP * vazgeçmek, diriye ağıt rüzgarı kısmak en hüzzam yerinde vuslat taze biçilmiş çayır kokusu yağmurdan sonra aşk. bir bakışla tutuşacak can,
NEDEN
– GÖKAY ATAÇ * kırık dökük bir evin sahte kapılarında pişmiş erik kokusu siniyor yenilenmişim salyangoz duvarlarında şimdi bulamazsın inanacak gözleri kayboldu hepsi neden
O, SEN VE BEN KİM DEĞİLDİ
– SALİH SEZEN * ben senin neyin oluyorum biliyormusun biraz yüz suyu yanak yanağalardan iç denizlerin dağılışı senden çıkardığım günlüklere sen daha iyi bilirsin
D/ADALI ŞİİR
– İLKER GÜLBAHAR * dadacılar adalara dadanalı kendinden kurmalı topacım üşengeç istakozlar pişiriyorum sapan sandıktadır oysa gökçadırda yağmur arıyor nergis hu çekmekte maceraperest puhu
DİYORSUN
– HAŞİM KALENDER * Maksat muhabbet olsun kahve bahane idi Bardağın silme dolu yer yok gelme diyorsun Sözün hançer olsa da gözün şahane idi










