İNANMASAM

HEYBET AKDOĞAN

kendi hırsıyla ölüyor her şey
dili yok nesnelerin
insan ki amentü’nün sözcüsüdür
bu özne ben değilim

içimde yalnızlığın üşümeleri
yalnız alnımla değil
tüm bedenimle secdedeyim
susuzum
inanmasam yapraklar döktürecek bahar

ölümden uzak sanırken kendimi
her sabah yaşamak dediğim
günün hakikatiyle yıkamışım yüzümü
güneş o sonsuz aydınlığa doğarmış
dudağımda su damlası
kanamışlığım çölde derviş aşkı

suratıma çarpıyor dünyanın yalanları
yüzümü zahiri gösteren aynalarda unutmuşum
çığırtkan hayallerim
aforoz ettiğim insanlığım
zifir karası lekeleriyle tenimde
yüzmeliyim derimi
postum küfür bataklığının rengi

kün sürüyorum yaradılışıma
ağulu omuzumda kirâmen meleği
göğsümün kafesinde soluyor iris çiçeği
pişman olduğum kadar büyüyen tomurcuk gülü
bir sırrı çatlatıyor kalbimde
kıvılcım kıvılcım sızılarla
gelen ecel
karanlık ufkumun bedeli
inanmasam
heybesiz bir ömür yeniden bulacak beni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram