OTUZ BEŞİNCİ YARPUZ

Yarpuz Edebiyat Dergisi

*

“Türkçe yeterince zengin bir dil değil, bu yüzden Arapça ve Farsça sözcüklerin kapısını çalıyoruz. Avrupa dillerinden sözcük tırtıklıyoruz. Türkçe, düşündüğümüzü anlatmakta yetersiz kalıyor.” diyen ve özde milli olmaktan bahseden şairler hele şu mikrofonu bir de bize verin bakalım. Siz ve sizden öncekiler kendi üzerlerine düşeni yaptınız mı? Bir dize için günlerce, aylarca düşündünüz mü? Dili işlediniz mi? Düşündüğünüzü Türkçe anlatmak için yeterince çaba gösterdiniz mi? Çünkü dil böyle gelişir. Somut bir örnek verin, ne yaptınız? Bize bunu söyleyin. Bir dil, şairlerin ve yazarların ürettikleri eserlerle gelişir. Türkçe yetersiz kalıyor, diyerek hemen başka dillerin sözcüklerine yapışmak da nedir? Sözümüz, Türkçe karşılığı olmayan ve dilimize yerleşmiş sözcükler için değil elbet.

Mehmet Kaplan, “Dil düşüncenin kabıdır.” diyor. Düşündüğümüzü kendi sözcüklerimizle anlatmaya gayret etmezseniz siz dilimizin gelişmesini istemiyorsunuz, demektir. Selçuklular ve Gazneliler edebiyat dilini Farsça değil de Türkçe yapsaydı, altı yüzyıl kültüre ve medeniyete yön veren Osmanlı dönemi divan şairleri Türkçe sevdalısı olsalardı günümüzdeki Türkçenin kısırlığından bahsedebilir miydiniz? Şimdi siz Türkçe düşünüp Türkçe yazmazsanız birkaç nesil sonrası da sizleri suçlamayacak mı?

“İlk Türk sözlüğü ve Dede Korkut Hikâyeleri neden çok önemlidir?” sorusuna yalnızca kültürel diyemezsiniz.

“Kendini Biriktiren Bireyin Şiiri” sloganıyla yazılmış Yenibütüncü Şiir Manifestosu’nu, kültürel açıdan değil; Türkçenin yalnızca düşünüleni anlatabilmesi açısından değerlendirmenizi salık veriyoruz. Şair ve yazarlarımızda Doğu ve Batı dilleirne öykünme olmasaydı bu manifestodaki dilin anlatım gücü 1980 sonrasında değil, belki yüzyıllar öncesinde gerçekleşecekti.

Şimdi bu metni okuyan eski sözcük hayranı şair ve yazarlar, yazıdaki Arapça ve Farsça sözcükleri tek tek sayacaklar biliyoruz. Zahmet etmeyin, bol miktarda eski sözcük var. Bize inanmayıp sayanlar, sayımı bitirdikten sonra ilk paragrafın son cümlesini tekrar okuyunlar. Bize yeter.

*    *    *

Yarpuz’un 35.sayısında Mehmet Osmanoğlu, Akif Dut, Mehmet Yaşar Genç, Haşim Kalender, Hüseyin Burak Us, Rıdvan Yıldız, Yavuz Dinç, Filiz Kalkışım Çolak, İsmail Okutan, Zekeriya Cakabey, Yaren Kayıp, Aras Altunbey, Xuraman Hüseyn, Heybet Akdoğan ve Selim Erdoğan’ın şiirlerine; Mustafa Bilgücü, Gülçin Yağmur Akbulut, İlker Gülbahar ve Bengül Alkan’ın hikâyelerine, Hasan Songür’ün denemesine yer verdik.

Yeni sayılarda buluşmak dileğiyle…

                                                     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram