
asırlık kuyulardan çektiğim hüzünleri
mezesiz içiyorum tabutumun içinde
adımlarım uzarken damıttığım acılar
anasonla demlenir akşamüzerlerinde
cesaretim sırtımda celladımı ararım
belalı kralların sahte cennetlerinde
ecel terleri ile yağlanmış urganlarım
gözlerim ıslanmaz da yutkunarak ağlarım
şairler kurusıkı nişan alır göğsüme
sürünerek geçerim şiir akşamlarından
fırlamalıklar gelir aklıma yerli yersiz
gafil avlar ölümü, öperim yanağından
söküp apoletini hayta gecelerimin
havanda su döverim eski bakışlarından
işlediğim günahsa, nahoş tavrın nedeni
asıp kirpiklerine taşa tutsunlar beni.
*
– MEVLÜT YAVUZ
