* Kader-i mutlakla Hak’tan gelene Karşı konulur mu geldikten sonra? Çare ne ki olmuş ile olana Başa dönülür mü olduktan sonra? * Sevgide iştiyȃk
MANŞET
TUFAN HUZURU
* gün yüzüne çıkmaya fışkıran tohumla kıskıvrak tutunarak toprağın saçına ölmüş, gömülmemiş yeraltı şehriydi kansız ve kırılgan gözlerin – kıyamet saatidir, yaşlı tik taklar
PARMAKLIKLAR ARDINDA
* Tecrid-i Mutlak’ta koridor boyu Gölgelerden duyuyorum sesini. Bazen hafif bazen zifiri koyu Duvarlara boyuyorum ben seni. * Taşa kesti vücudumun her yanı, Parmaklık
KARDEŞE AĞIT
– kardeşim esat delihasan için… – kardeşi ölen bilir hoş yaşıyorsun sayılmaz ya sen öyle say kardeşin de sende yaşıyor say insan ölünce
DERİN SUSMALARIN İZİ
Yağmur kokusunu tatmamış tenleriyle Mümbit bir hayatı sorguluyor yüreği çorak insanlar… Yaz yağmurları eşliğinde dağılıyor şehrin ışıkları. Bir akşam alacasında birden susuyor seni
CİĞERÇAREM
çocuksu bağ ile dolandı saçlarına bakışlarım gezgin perilere benzer çileyle kavgalarım aklımdan hiç çıkmıyorsun beş saat önce valla ben böyle değildim hala görebilirken güneşi
YOKLAMA
geometri dersinde öğrendim uyumayı kapı zili debriyaj marş dişlisi çıngırak görmedim faydasını okunmuş bir pirincin aklımda yer etmedi habeşistan ve ırak – sosyoloji dersinin
YARPUZ Edebiyat Dergisi 39’ncu Sayısıyla okuyucuyla buluştu.
Edebiyat Şehri Afşin’de yayınlanan tek Edebiyat Dergisi YARPUZ’un 39’ncu sayısı okuyucusu ile buluştu. Pandemi’de ara verilen ve Deprem sonrası yeniden yayın hayatına başlayan Yarpuz
Mustafa Ertekin ile “Afşin Üzerine” Kısa Bir Söyleşi…
HALİL DEMİR: Mustafa Ertekin kimdir? MUSTAFA ERTEKİN: 1959, Afşin doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençliğim Afşin’de geçti. Namık Kemal İlkokulu, Afşin Ortaokulu ve Afşin Lisesi
MARAŞ ELİ
* Yıl iki bin yirmi üç şubatın altısında, Saat sıfır dört on beş çöküyor Maraş eli. Dillere düğüm çaldı yeri dinlen susun da Damar










