– MEHMET OSMANOĞLU * iç ısıtan bakışla yüzünde soluklanan bir huzur esintisi gezdirirdi yanında çehresinde el emin sıfatından çizgiler kara bulutlara yer yoktu asumanında
MANŞET
DOSTLUK
-AKİF DUT * Dün akşam ‘‘Zamana Adanmış Sözler’’i okurken rastladım sana. Solgun bir fotoğraftan arta kalan yorgun bir tebessümle bakıyordun. Geçmişin tozlu örtüsünü aralayınca
GİDECEK MİSİN
– HAŞİM KALENDER * Canımsa istediğin al hançeri vur aha! Deli divane edip çıkıp gidecek misin? Kışımı bahar ettin yaza dönerken daha Yaptığını devirip
BEBEK KOKUSU
– FİLİZ KALKIŞIM ÇOLAK dantellerine salıyor rengini gecenin mor zakkumlar derinleşiyor kuytular sızısında çatlıyor narların yakamoz çığlıkları ve sen kavrulan göğsünden güneşlerimin ham koyna
BİR ANNENİN ÖLÜMÜ ÜZERİNE TERENNÜMLER
– İBRAHİM BİRGÜL * Bu yazıyı sadece bir küçük kıza yazmak istiyorum. Evet. Sadece ona… Sarı saçlı kalın gözlüklü bir kıza. Sırtında yeşil çantası
BELKİ BİR GÜN
– MURAT KAPKINER * “Yarın Hakk’ın divanında doğru söylensin”. (Kerkük türküsü) — kendi adıma korkuyorum iyi kötü yalan doğru sorulur bir gün hayatın hesabı
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
– ŞAHİZER SENEM TELLİ * “Masallar hep böyle başlar.” dedi annem. Demek ki değişmez kuralıydı bu sözler masalların. Anneler doğru söylerdi, inandım. Bir yetişkin
EL ELE VERMİŞ SEVGİ İLE ELEM
– İSMAİL OKUTAN * sevgi çiçek açmış her gün selamlıyorlar beni her gün bense gülücükler ve öpücükler gönderiyorum onlara ellerim güçlü ve bembeyaz yüreğim
SANA KIYAMAM KALBİNİ KIRAMAM
– BURHAN KÂZIM ÇALIK * bozyazı’nın geceleri kimsesiz güzelim sahili şezlonglar gündüz ağırladıkları misafirlerin ıslaklığını yitirmemiş bir benim için aydınlatıyor dolunay karanlığı deniz
KAHVE SOHBETİNDE
– İSMAİL DELİHASAN * her gün sular değişir güneş başka insan olur rüyalar su sesinde görülür sesimde konuşursun gizlenmiş çığlıkların yurduyum gölgeler kimdir










