– MERAL TABAKOĞLU TOKSOY * Babamı kaybettiğimde üç yaşındaymışım. Onu hiç hatırlamıyorum. İki ay sonra da annemin babası, yani dedem gelip annemi almış. Annem
MANŞET
NEDEN
– GÖKAY ATAÇ * kırık dökük bir evin sahte kapılarında pişmiş erik kokusu siniyor yenilenmişim salyangoz duvarlarında şimdi bulamazsın inanacak gözleri kayboldu hepsi neden
O, SEN VE BEN KİM DEĞİLDİ
– SALİH SEZEN * ben senin neyin oluyorum biliyormusun biraz yüz suyu yanak yanağalardan iç denizlerin dağılışı senden çıkardığım günlüklere sen daha iyi bilirsin
D/ADALI ŞİİR
– İLKER GÜLBAHAR * dadacılar adalara dadanalı kendinden kurmalı topacım üşengeç istakozlar pişiriyorum sapan sandıktadır oysa gökçadırda yağmur arıyor nergis hu çekmekte maceraperest puhu
DİYORSUN
– HAŞİM KALENDER * Maksat muhabbet olsun kahve bahane idi Bardağın silme dolu yer yok gelme diyorsun Sözün hançer olsa da gözün şahane idi
KALB-İ MEKSUR
MEHMET OSMANOĞLU * sabır isminden mülhem içlenmiş duaları yazgılanmış alnına tecellisi kaderin mim gibi kıvrılsa da sol yanına elemi mıhlanmış bakışları gökyüzünü süzmede –
ROZA’YA ÇAĞRI
– VEDAT YARIŞAN * şu göğün asık suratıyla karşıla ilk bahar sabahlarını bulutlar konar başka şehre limanlar selamlar uzaktan geleni yağmur yağarsa saklanma bütün
OLMASAYDI
– HIZIR İRFAN ÖNDER * anlık olmasaydı hayat kayıp gider miydi elimizden ana olmasaydı toprak hiç kucaklar mıydı ölü bedenimizi eğer olgun olmasaydı insan
DÜNYA LİMANI
– YAKUP DİKER * Biz buraya atıldık Annelerimizin rahminden Günahlarımızla ve Kordon bağımızla. Biz buraya atıldık Yaşamak, ölmek, sevmek için İnsan bazen sevgiden ibaret
ARAYIŞIM
– ZİYA NURDAN * Aramaktır hazinem aramak bir tek sorgum Bâki olan satıhta gezer bu arayışım Cesaret silahıyla her an vurulur korkum Mânânın ilmiğini çözer










