bir nehir yorganı bulut açmış göklere ay parçası çocuklar arkasından kop ki yetişesin rüzgara kimse gelmez arkamızdan biz çağırsak bile boşa çıkar sesin
ŞİİR
ÇINAR
Vazgeçtim kapı zilinin çalınmasını beklemekten. Vazgeçtim. Pencere arkasından kıyısız yolları gözetlemekten. Kızgınım, öfkeliyim ve de kırgınım… Beklettiğim Yağmur’a, Yağmur’un kavuşmasını erteletmekten. Küçük bir kız
SIR
* Saklıdır sinemde bin bir esrar, Dil söylese, hâl edemez izhar. Aşk ateşiyle yanar can ü dilden, Gör ki pervane düşerken nezar. * Sır
YÂR
* Çölünde susuz gezerim, Irmak olur akarsın yâr! Bina diye söz dizerim, Kaleleri yıkarsın yâr! * Arkadaşız keder ile Huzur oldu gayri çile Iradıkça
YÂR
* Çölünde susuz gezerim, Irmak olur akarsın yâr! Bina diye söz dizerim, Kaleleri yıkarsın yâr! * Arkadaşız keder ile Huzur oldu gayri çile Iradıkça
EL PENÇE İNTİZAR
güç kalmadı ah kalbimi yordum seni andım vuslat diye çıktım yola hicrâna bulandım bir vakt-i seher handesi göz kırpsa da birden her gün başı
Üşütme Albümü
oğul dedi: babacığım kalbine astığın bu karlı fotoğraf üşütmez mi iç evini. baba dedi: ey oğul yüreği çerağ dalı oğul kar
Yankılandı Suskunluğum
ucundan tutuşmaya hazır ömrüm baharı akıtan ırmakta çitileyerek yıkadım yalnızlığımı ılgın ılgın esen rüzgara serdim çıkmadı üstünden kalabalığın lekesi ben ki alfabemin
İSTANBUL
gri betonlar üzerinde renkli ışıklarını izledim öylece geçer gibi geçtim içinden oysa sen benim içime yerleştin martı seslerinle ve yükselen minarelerinle yabancı kalabalıklarınla tanış
ŞAİRİN KOLUNA SAATSİN
… Üstad Nuri Pakdil için kudüs, ey hüzne yakışan şehir ümmetin solgun çiçeği ölümden öte vatan göklerin övüncüsün sen söylemeye dudak









