göz vardır seveni yakıp kül eder gül bahçesinde garip bülbül eder – derdimin dermanı devası gözün yarama bir merhem şifadır sözün sevda güneşinin ay’ıdır
ŞİİR
GİT/ME
– Gitmeyi kafana koydun anladım, Başımı güllerle yarmadan gitme! Yanımda kalmasın kolum kanadım , Peşinden koşarım kırmadan gitme! – Kalbin benden alacaklı kalmasın, Gönül
İSTİLA
“sizi Allah’a şikâyet edeceğim.” –uçurtma bekleyen bir çocuk– toprak ve suyun ölümüyle benim hiçbir ilgim yok/olmadı da ceset yürütülen caddeleri bana sormayın ve onurumu
Unutulmanın Kıyısı
hüznü kuşanıp gelince kapımıza güz yağmurları savrulup susardı kalbini ateşe tutan pervaneler sonra bakınca şehla gözleri bulutlarca bir tutam umut dağılırdı dilinden ve düşerdi
ÜCRA FERYAT
“Ağabeyim Mükremin Küsmüş Anısına” – zemheri gölgesinde filizlenen bir ateş aralık defterinin zehir zemberek kaydı içine dönük ırmak neyi nasıl yaşarsa acıyı yutkunmak da
SAHTE GÜÇLER
* Deliler yönetir oldu dünyayı, Adaleti rafa kaldırdı güçler. İstila ettiler gizliden ayı, İmansız baskıyla yıldırdı güçler. * Sarılar çekiyor başı bu ara, Öleni
GÜL ÇINGISI
benim süt annem yaprak döken mevsim süt kardeşlerim aralık, ocak… telaşla zar atıyor gökyüzü hep düşeş geliyor kar okunu her yere
GÖLGEMDEN UÇURTMALAR
mevsimler yok bülbül gül bahçesinde neşesiz her sabah sırtımda taşıdım sokakları yağmurları ağustosta bir bir saydım ölüm ıslak ıslak kentin ışıklarına inerken çiçekler
KARBONAT GÜLÜŞÜ
ruhumuzu parçalamak kolay, ihtarsız üstelik. maskeleri cilalamaksa elzem ve geçimlik. yüzümüzde içilebilir karbonat gülüşü var. aklımızdan geçenler, sessiz kedilere malum olduğu yalanıyla tedirgin.
DERVİŞ VE SIR
mehirlik şiirlerdir talibi, şehrin kenar mahallerinde mektubu geldi dostun güzel bahçeler şehri tuleytula’dan sevgilinin hatırını anlatan kitabı çıksın istedi kaleminden aşk yeniden yazılsın, yeniden










