ERSİN VARGÜN * hüzne giydirilmiş tül şair sızısı eylül geldin demek her gelişinde mahmuzlarından sarı heceler damlatan bir süvari şaklatır kırbacını doru mısraların sırtında
ŞİİR
EYLÜL KIRGINLIĞI
– MUSTAFA IŞIK * vakit eylül, dilden şiir dökülür hüznü raksa kaldırır meczup şairin kalemi âlem gezdirir sırdır vakit, eylül keskin kılıcı avuçları
EYLÜL KOKUSU
– NURGÜL KAYNAR YÜCE * Yaralı bir kırlangıç konmuş yüksek bir dala Çamların iğnesiyle yuvasını dokuyor Düşen sarı yapraklar hüzün saçarken yola Rüzgar ıslık
ŞEHRİN PARKLARI
– İLKER GÜLBAHAR * seslenir birbirine geçmeli parke taşlar arasına sıkışmış çelimsiz imgeler ve ince işçilikli kuş havuzundan yabanıl gözlerin sarkması olasıdır ya da
BU BİZ MİYİZ?
– HAŞİM KALENDER * Kağnı çekmese de öküzü fazla Zamanın iğine sarlanmışız biz İşimiz gücümüz hatayı düzle Başkası yapınca arlanmışız biz * En mahrem
KUDÜS’ÜN GÖZLERİ
– MEHMET OSMANOĞLU * kor gibiydi gözleri kalbimle dokunduğum hangi sokağa girsem peşimdeydi karası tutunduğum bir aşktı sahrada sürgün veren ziyası karanlığı sıvazlayan güneşti
LİMUZİN
– YASİN MORTAŞ * “Çünkü ahid sorumluluk doğurur.” İsrâ – kaRa o kapkaRa gölgede bağdaş kuran lîmûzin par-anın aklı ve v-aktin katli çıkma/ kal
KAR MAŞASI
– ARAS ALTUNBEY * güneş altın sakallı bir cücedir içimin karanlığı dev yanar döner sokak lambaları ruhum kardan adamın irin kadranı iyileşmeyen yara bakkaldan
BEKLEMEDEN
– ZİYA NURDAN * borç verdiğin ümidi n’olur yanında götür bu sefer hayatımdan çıkıp git beklemeden bu nasıl tiyatrodur lütfen burada bitir arkana bile
ÇAĞLA ŞİİR
– HASAN DAĞ * yorulduk dünyanın gürültüsünden kendi sesimizi duyamıyoruz nedim’e nazire yapan cümbüşler yaşıyor / bu çağa uyamıyoruz çeşmeye özlemle dudaklarımız değdikçe yaralı










